Bursa Hakimiyet

Yorgun Kırat, Türkiye 8.’si Bursa 7.’si olup, diz çöktü!

Beraberinde; Siyasi, idari ve sosyolojik olmak üzere pek çok sonuç çıkaran 30 Mart yerel seçim sonuçları, merkez sağa ilişkin de bir tespit çıkardı.
2009’da;
ANAP’ın kapanmasının ardından merkez sağı temsil eden tek parti olarak kalan Demokrat Parti, 2002’den beri her geçen gün azalan gücüne rağmen yine de önemli bir misyonu temsil ediyordu.
Gerçi;
2002, 2004, 2007, 2009, 2011 seçimlerinden hezimetle ayrılmasına ve bu sürede pek çok genel başkan değiştirmiş olsa da, yine de misyonun geçmişteki etkisinden dolayı, 30 Mart seçiminden beklenti içinde olan partililer vardı.
Gerçi;
Yapılan kamuoyu yoklamalarında, belediye başkan adaylarından kaynaklanan istisnai bazı noktalar dışında DYP/DP etkisi kağıt üzerinde hiç görünmüyordu ama yine de umutluydu Demokrat Partililer.
Tıpkı;
Bursa’da da olduğu üzere.
Ne var ki;
Bu seçimler merkez sağ geleneğini bir basamak daha aşağıya kaydırdı.
Türkiye genelinde;
AK Parti’nin yüzde 45.6
CHP’nin yüzde 27.8
MHP’nin yüzde 15.2
BDP’nin yüzde 4.2
SP’nin yüzde 2.0
HDP’nin yüzde 1.9
BBP’nin yüzde 1.1
Oranında oy aldığı seçimlerde Demokrat Parti’nin oy yüzdesi, yüzde 1’in de altında kalarak sadece yüzde 0.4 oldu.
Üstelik;
DP, 2009’daki yerel seçimlerde Türkiye genelinde yüzde 3.7’lik oy oranına sahipti ki, bu oy oranının da giderek eridiği görüldü bu seçimlerde.
Bursa’da da durum farklı olmadı.
Elindeki Orhangazi Belediyesi’ni de kaybettiği gibi 17 ilçede 0 çekti ve hiçbir belediye alamadı.
Ve;
Bursa genelinde aldığı 0.51’lik oy oranı ile ancak Bursa 7.’si olabildi.
Bu sonuçlar;
Bursa ve Türkiye genelinde bir dönemin en güçlü iktidarı olan merkez sağ misyonunu da doğal olarak iyice tartışılır hale getirdi.

KAPIYI SÖKTÜREN BAŞKANLARA ÖNERİ?

Lafı;
AK Partili başkanlara mı, yoksa CHP’li başkana mı gitti bilinmez ama Bursa Kent Konseyi’nin Başkanı Semih Pala’dan ilginç bir mesaj geldi.
Aynı zamanda;
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Merinos AKKM’nin yöneticisi olan Pala, belediye başkanı seçilir seçilmez makam odalarının kapılarını söktüren başkanlara sosyal medya aracılığı ile bir nasihatta bulundu.
Pala’nın mesajı şöyle:
“Biraz tecrübeli bir kişi olarak başkanlara tavsiyem, kapıyı söktürmek yerine makamınızda çalışırken kapıyı hep açık olarak tutabilirsiniz”
Anladığımız kadarıyla;
Pala’nın mesajında kinaye var.
Çünkü;
Sembolik de olsa kapının sökülmesinin bir anlamı bulunmadığını, önemli olan bu işlemin işlevini sorguluyor.

ADAYIN İSTİFA İSTEĞİNE BAŞKAN NE CEVAP VERDİ?

Acaba...
Yıldırım’da;
Belediye başkanlığı yarışını 3. olarak tamamladıktan sonra, partisinin ilçe yönetimini suçlayan ve başkanı istifaya davet eden Ramazan Altunöz’ün bu sözlerine CHP İlçe Başkanı Güner Aklan ne diyecekti?
Seçimin yapıldığı;
30 Mart gecesinden beri bir araya gelmeyen Altunöz ve Aklan’ın arası, belki de artık düzelmeyecek kadar açık.
Nitekim;
Aklan’la sosyal medyadaki arkadaşlığını bile bitirecek kadar tepkili Altunöz.
Hatta Aklan’ın istifasını isteyecek kadar da öfkeli.
Peki ne oldu da, parti başkanıyla, partinin belediye başkan adayının arası böylesine açıldı.
Seçimde;
Yaşanan hezimet belli ki, propaganda döneminde yaşananları su yüzüne çıkardı.
Aklan yine de temkinli.
Görüştüğümüzde;
12 yıldır CHP’de siyaset yaptığını ve çeşitli görevlerde bulunduğunu anlatan Aklan’a göre seçimler kazanılır ya da kaybedilir ama önemli olan bu sonucu yorumlayabilmek.
Altunöz’ün;
Kendisiyle ilgili neler söylediğini çok net bilmediğini anlatan Aklan’ın söylediği şu:
“Seçimde kendisine tam destek verdik, tam 133 ayrı yerde birlikte olmuşuz. Hiçbir şekilde partimin, ögütümün veya yönetimimin kendisine destek verdiğini söyleyemez buna hakkı yok çünkü...”
Aklan;
Altunöz tarafından istifaya davet edilmesiyle ilgili de şu görüşte:
“Bir anlamı olmayan sözler, değerlendirmeye bile almıyorum. CHP’nin yetkili kurulları var. Nasıl ki kendisi o kurullarda aday gösterildiyse, ancak o kurullar böyle bir değerlendirmede bulunabilir, seçim sonuçları ortaya konur paylaşılır. Buna kendisi karar veremez, kaale de almıyorum zaten”