Bursa Hakimiyet

Bursa’da manyetik patlama

Nilüfer Belediyesi, ilçede Elektronik Manyetik Alan Kirliliği çalışması yaparak insan sağlığı açısından çok önemli bir çalışmaya daha imza attı.
Verilen bilgiye göre, çalışma; halkın belediyeye başvurarak şikayetçi oldukları baz istasyonları, yüksek gerilim hatları ve trafolar için toplam 183 adet ölçüm ve inceleme yaptı. Bunlardan 71 adedi baz istasyonları 112’si de yüksek gerilim ve trafo ölçümlerini kapsıyor.
Başkan Mustafa Bozey araştırma sonuçlarına ilişkin bilgi verirken,  “Biz Nilüfer’in havasını suyunu manyetik alan kirliliğini izliyoruz izlemeye devam edeceğiz. Edindiğimiz bilgileri kamuoyuyla doğru biçimde paylaşıyoruz. Fakat bu konuda asıl sorumlu olan Büyükşehir Belediyesi ne yapıyor. Hiçbir şey yapmıyor. Tam tersine süreçleri uzattıkça uzatıyor ve sorumluluktan kaçıyor.” 
Bozbey geri vites yapmadan devam ediyor;
“Büyükşehir Belediyesi baz istasyonları kurulması konusundaki taleplere yasa gereği 20 gün içinde yanıt vermesi ve yer göstermesi gerekiyor. Ama vermiyor. O zaman da firma istediği yere baz istasyonunu kuruyor. Dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi elektrik manyetik alan kirliliğine sebep oluyor ve halkın sağlığıyla oynuyor”
Gördüğünüz gibi Bozbey oldukça sert. 
AB ortalaması 5 birim olan manyetik kirlilik oranı bizde 45 birime çıkıyor. Tam 9 kat fazla. Gerisini siz düşünün.
Peki, onların canı can da bizimkisi patlıcan mı?

Ekonomide güven erozyonu


Ekonomi iyi gitmiyor diye diye dilimizde tüy bitti. İhracattan büyümeye enflasyondan işsizliğe varana kadar hangi veriyi tutsanız elinizde kalıyor. Bu da ekonomiye güveni ciddi biçimde erozyona uğratıyor. 
TÜİK verileri de bunu açıkça ortaya koydu. 
Ekonomik Güven Endeksi şubatta bir önceki aya göre yüzde 14.8 azalışla 71.46’ya gerileyerek, TÜİK’in veriyi hesaplamaya başladığı Ocak 2012’den beri en düşük değeri aldı. 
Endeks kasımda 104.8, aralıkta 100.8, ocakta ise 83.9 değerini almıştı.
Görünen köy kılavuz istemiyor.

İyi olan bir şey var


Türkiye son derece zor bir süreçten geçiyor. Ama bu zorlu süreçte Allah’tan iyi şeyler de oluyor.
O iyi haber Fitch’ten geldi.
Fitch Ratings Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Paul Gamble, “İran büyük bir pazar olarak dışa açılıyor. Bu Türkiye için büyük bir fırsat. Türkiye’nin kamu borcunun azalmasının ve mevcut mali pozisyonu, “yatırım yapılabilir” notunun temelini oluşturuyor” diyor.
Yani sonuçta bu kadar hengameye rağmen yatırım yapılabilir ülke konumundayız. Bu da iyi bir şey.

Köy yumurtası yiyemeyecek miyiz?


Üretilen yumurtaların üzerinde işletme numarası ve son kullanım tarihinin olmasının zorunlu hale getirilmesi ister istemez köy yumurtası yiyemeyecek miyiz  sorusunu gündeme getiriyor.
CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın,  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesi nasıl bir yanıt bulacak merak ediyorum.