Bursa Hakimiyet

Bursa’nın gözü İran’da

İran’a yönelik ambargonun kaldırılmasıyla beraber tüm gözler bu ülkeye çevrilmiş durumda.
İlk açıklamalara bakıldığında iddialı hedefler ortaya konuyor.
Bence hedeflerin fazlası var eksiği yok.
Örneğin ülke olarak iki yıl içinde 30 milyar dolarlık bir kazancı gözümüze kestirmiş durumdayız.
İran döviz gelirinin yaklaşık yüzde 80’ini petrolden elde ediyor. Yaptırımların kalkmasıyla İran’ın 250 milyar dolarlık bir gelire kavuşabileceğine işaret ediliyor.
Türkiye’nin istediği ise bu pastadan iki yılda en az 30 milyar dolar pay almak. 
Bu durum kim ne derse desin kulağımıza hoş geliyor, iştahımızı kabartıyor. Aynı zamanda müthiş fırsatları bize işaret ediyor. 
Umuyorum ülke olarak bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirebiliriz.
İran, açık söylemek gerekirse çok dinamik bir pazar, Bu pazardan hem ülke hem de Bursa olarak en iyi şekilde yararlanacağımıza inanıyorum.

Şanslı sektörler hangileri?

Bursa’ya gelince Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nden aldığım verilere göre geçtiğimiz yıl, Bursa’dan İran’a yapılan dış satım 198 milyon 177 bin dolar, otomotiv yan sanayi dahil.
Bu gerçekten son derece yetersiz bana göre. 
Ne Bursa’nın ne de ülkenin potansiyelini yansıtmıyor.
Bu rakamın iki yıl içinde üçe, beşe katlanması mümkün mü? 
Onu zaman gösterecek.
Bunun için siyasi iradenin yanında ilgili kamu kurumları, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO),Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) gibi çatı kuruluşların da mutlaka dirsek temasını sıklaştırması büyük önem taşıyor.
Ambargonun kalkmasıyla birlikte özelikle otomotiv yan sanayi, tekstil ve hazır giyim konfeksiyon ve bebe çocuk konfeksiyonu sektörleri oldukça şanslı gözüküyor. 
Özellikle İran’daki bankacılık sisteminin ablukadan kurtulması ve para transferine izin verilmesi, iki ülke arasında ticareti tetikleyecek en önemli etkenlerden birisi. 
İş, bu fırsatları değerlendirmeye kalıyor.

İran tehdit olur mu?

Yazımın bu bölümüne kadar hep fırsatları ele aldık.
Bursa’nın gerçekten sahip olduğu üretim gücü ve kültürüyle İran pazarından çok daha fazlasını alabilecek potansiyele sahip olduğunun altını çizdik.
Tamam da. 
Ama asıl sorulması gereken soru tehdit olur mu?
Bu konuda görüşler farklı.
Bazı sanayiciye göre, tehdit olamaz. Çünkü hem ülke hem de kent olarak büyük bir üretim gücümüz, büyük bir teknoloji üstünlüğümüz var. Üstelik pazara da oldukça yakınız.
 Bu da bizi şanslı kılıyor.
Diğer bir görüş ise tehdit olabileceği yönünde… 
Çünkü orada işçilik başta olmak üzere girdi maliyetlerinin düşük olacağı görüşündeler. Uygulanacak teşvikler cabası.
Hatta İranlı bir firmanın şimdiden Bursa’da metrobüs üretmeye kalkışması, ileride tehdit olur mu olmaz mı bilemem ama ciddi bir rakip olacağını gösteriyor.