Bursa Hakimiyet

Dolar-Euro nereye? Ekonomi dereye

Kaç günden beri piyasaları, estirilen sert rüzgarları yazıyorum. Dövizin ateşi bir türlü sönmek bilmiyor. Herkes seyrediyor.
Ekonomi tepetakla oldu tabiri caizse dereye doğru gidiyor.
Hükümet kanadından ise önlem söylemleri gelmemesi şaşırtıcı…
Ancak  ‘Cumhurbaşkanı yerine başkan seçseydik, bu kaos yaşanmazdı’ diyor bazıları.
Çok yazık;
Koskoca bir ülkenin kaderi bir kişiye bu kadar mı endekslenebilir.
Sanki ‘istikrar bozulunca bakın neler oluyor’ demeye mi getiriliyor; Anlamadım.
Acaba aba altından sopa mı gösterilmek isteniyor.
Durum gerçekten çok vahim…
Piyasalardaki bu rezalete CHP’nin ekonomist Milletvekili Prof. Dr Lale Karabıyık çok sert çıkıyor:
“2 yıl önce dolar 1.40 TL idi. Şimdi 3 TL’ye yaklaştı Euro 3,42’yle tarihi zirve yaptı. Dolar, dış piyasalarda Euro /dolar paritesi  ve Amerikan Merkez Bankası FED’in faiz arttırma beklentisi sebebiyle değer kazanıyor ancak içerideki ilave riskler de eklenince hızlı yükseliş devam ediyor. Hangi riskler içeridekiler?  PKK terörü, komşulardan gelen IŞID tehlikesi, hükümetin kurulamaması , yeni bir seçim zorunluluğu, Türkiye’nin bazı ülkelerle olan gerginlikleri ve izlenen dış politikadaki sorunlar”
***
Devam ediyor;
“Döviz hesapları 1 yılda dolar bazında yüzde 12, TL bazında yüzde 47 kazandırdı. Ancak dolar birikimi olanlar değil de dolar borcu olanlar için fatura farklı. Borçlar katlanıyor, maliyetler artıyor, sonuç; kur farkı zararı. Aslında bu risk en fazla Anadolu Kaplanları adı verilen Anadolu’daki firmaların üzerinde. Şu sıralar ülkeden dolar çıkışı devam ediyor, girişi ise yavaşladı. Doların talebi arttı, arzı talebi karşılayamıyor. Diğer taraftan ekonominin çarklarının dönmesi yavaşlıyor, eski borçların yenilenmesi de güçleşiyor. Doların yükselmesi sadece girdi maliyetlerini artırarak durgunluğa neden olmuyor. Ayşe teyzelerin mutfağına da enflasyon olarak yansıyor.”

Olması gereken ne?

Aslında  ne aşırı değer kaybı, ne de aşırı değerli TL istenmediğine dikkati çeken Karabıyık istenenin denge kuru ve rekabetçi kur olduğunun altını çiziyor.  
Merkez Bankası’na da değinen Karabıyık, “Unutmayalım ki Merkez Bankalarının görevi fiyat istikrarını sağlamak ve enflasyonu aşağıya çekmektir, tabii bu görevi yerine getirirken de bağımsız, özerk olmak zorundadır.  MB Para Politikası Kurulu’nun son toplantısından çok açık bir tavır da görülemedi. Ertesi gün yapılan, zamana yayılacak birtakım önlemlerden sadece bahsedildi ama piyasaların ateşi sönmediği gibi dolar tekrar        fırladı” diyor.
Hocanın tespitleri oldukça dikkat çekici…
Ezcümle; 
Kurlardaki aşırı tırmanışın ilacı siyasi uzlaşma sağlanıp koalisyon hükümetinin kurulmasıydı ancak o da olmadı.
Kısaca 2015 kayıptır vesselam.