Bursa Hakimiyet

Ekonomide alarm zilleri çalıyor

Kim ne derse desin ekonomide örtülü bir kriz yaşanıyor.
Belki o kadar da örtülü sayılmaz çünkü görünen köy kılavuz istemez.
Baksanıza büyümede sınıfta kaldık.
Dikkat ederseniz yıl sonu hedefi yüzde 5 olarak belirlenmişti. Sonra yüzde dörde revize edildi şimdi 3,5’ lar konuşuluyor. Hatta yıl sonunda yüzde 3’ün altına sarkacağı görüşü hakim.
Yani rakamlar sürekli geriye doğru revize ediliyor.
Yalnız büyüme mi? 
Ne gezer.
İhracat ‘tepetaklak’ vaziyette.
Öbür taraftan döviz aldı başını gidiyor.
Üstelik döviz girişinde daralma söz konusu. 
İç talep stop.
Borsa İstanbul dalgalı deniz gibi… 
Karşılıksız ‘çek’ler sınır tanımıyor.
Daha da önemlisi ortalık toz duman
Son veri de enflasyondan geldi.
O da hedefin oldukça uzağında.
Şöyle ki TÜİK verilerine göre Temmuz 2015’te tüketici fiyatları % 0,09 düzeyinde arttı.
Artış oranı belki devede kulak gibi görünebilir ama yıllık enflasyon 6,81 olarak ortaya çıkıyor. 
Yıl sonu beklentisi ise yüzde 6,9. 
Yani hedefin neredeyse iki puan üzerinde…

Peki, iş dünyası ne diyor?

Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği (BUSİAD) Başkanı Günal Baylan’ın görüşleri şöyle:
“Enflasyon oranında yıllık olarak bir düşüş gerçekleşse de,  önümüzdeki dönemde temmuz ayında döviz kurunda yaşanan değer kayıplarının fiyatlara geçiş etkisi ile enflasyonun yükselebileceğini ve yıllık olarak hedefin üzerinde kalınacağını öngörmekteyiz. Yıl sonunda % 6,9 düzeyinde gerçekleşmesi beklenen enflasyon oranı ile yine % 5’lik hedefin üzerinde kalınacağı kanaatindeyiz.”
 Ekonominin büyüme performansının zayıf ve siyasal belirsizlik algısının yüksek olduğu bir konjonktürde FED etkisi ile faizlerin artışı, Türkiye ekonomisini büyüme-enflasyon arasında bir açmaz riski ile karşı karşıya bırakacağının altı çiziliyor. 
BUSİAD’a göre, ekonomideki mevcut görünümüne bakıldığında, 2015 yılının kayıp bir yıl olma riski oldukça yüksek.

İran trenini kaçırmayalım

1960-1970’li yıllar ne idi öyle… 
Türkler akın akın Almanya’ya gidiyor.
Hatta ne yavuklular bile ayrılmıştı.
Belki de o zamanın ürünüdür ‘Almanya treni kalkıyor gardan, Gönül ister mi hiç ayrılmak yardan’ türküsü.
Bu sefer gara, Almanya treni değil belki ama bir o kadar önemli olduğunu düşündüğüm İran treni yanaşmış durumda.
Çünkü İran’a yönelik yıllardır süren ağır yaptırımlar kalktı. Biz ve İran birbirimizi tamamlayan çok ciddi fırsatlara sahibiz. 
Dolayısıyla bu tren kaçmamalı.
Önceki gün BTSO meclisinde meclis üyesi Aydın Yakupoğlu konuyu gündeme getirmiş İran pazarına ilişkin BTSO’nun aktif politika geliştirmesi gerektiğini ifade etmişti.
Bu kez UİB Koordinatör Başkanı Orhan Sabuncuoğlu İran’a yönelik yaptırımların kalkmasıyla çok ciddi iş fırsatı oluştuğunu söylüyor. İran trenin kaçırılmaması gerektiğini belirtiyor.
Aklın yolu bir…