Bursa Hakimiyet

Enflasyona sevinmeli mi üzülmeli mi...?

Enflasyon 50 yıldır bu ülkenin baş belası.
Son yıllarda tek haneye indirilme başarısı gösterildi ama hala AB ülkeleri ortalamasından oldukça uzağız.
TÜİK mayıs ayı enflasyon verileri de bunu açıkça ortaya koyuyor
Mayısta Tüketici Fiyat Endeksi TÜFE yüzde 0.56 düzeyinde artış kaydetti. Böylece yıllık enflasyon yüzde 8,09 olarak belirlendi.
Verilere göre enflasyonun mayıs karnesinde giyim ve ayakkabı grubundaki yükselme etkili olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki düşüş de tırmanışı dizginleyen emtialar olarak göze çarptı.
Sizin anlayacağınız verilerin iyi tarafı da var sıkıntılı olan kısmı da…
Ama bu işin ilgilendirdiği bir kesim var ki; hiç de azımsanamayacak kadar çoğunlukta.
Kim bunlar:
Enflasyon canavarının başını ezeceğiz diyerek piyasaların dizginlenmesi gayretleri yüzünden maaşları gıdım gıdım artırılan emekli, memur ve kamu işçisi…
İktidar emeklinin memurun ücretlerini enflasyon oranında ya da onun bir puan üzerinde artırmaya dursun meclise sıra gelince orana morana bakan yok.
Bu yüzden enflasyon milyonlarca kişinin merakla beklediği veri konumundadır
Özellikle şu sıralar.
Çünkü enflasyon ne kadar yüksek çıkarsa maaşına o kadar fazla zam yapılacağını düşünüyor.
Ama şu da bir gerçek ki enflasyon gereği yapılan zam, enflasyon olarak geri dönüyor. 
Yani tam bir kısırdöngü. 
 Çünkü bir anlamda enflasyon demek zam demek,
Zam demek enflasyon demek…
Bir anlamda kaşıkla alınanın kepçeyle geri verilmesi demek.
Bu nedenle vatandaş enflasyona sevinsin mi üzülsün mü inanın bilemez durumdadır.

İş dünyası ne diyor?

Konuya ilişkin değerlendirme BUSİAD’dan geldi.
Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği BUSİAD, enflasyon oranının aylık bazda beklentilerin altında görülmesine rağmen yılık bazda hedefin üzerinde kalındığına dikkat çekiyor.
BUSİAD Başkanı Günal Baylan, önümüzdeki dönemde zayıf seyreden dış talep koşulları ve güven endekslerindeki zayıf seyre bağlı olarak iç talepteki ılımlı seyrin enflasyona düşüş yönünde katkı vereceği görüşünde.
İş dünyası da doğal olarak kendi penceresinden olayı değerlendiriyor. Ön-görülerine saygı duymak lazım.
Fakat benim kafamı kurcalayan konu, bu enflasyonun kimin enflasyonu olduğudur.
Enflasyon ürün sepetine bir göz attım;
Birçok ürün artık yok. Sepet epeyce güncellenmiş.
 Ama inanın 400’ü aşkın ürün kaleminden birçoğunun toplumun büyük bölümünü çok da ilgilendirdiği söylenemez.
Dolayısıyla insan ister istemez düşünüyor ‘Bu enflasyon kimin?’ diye.