Bursa Hakimiyet

Herkes konuşur, Nilüfer yapar

Bu aralar AK Partinin bir sloganı var ‘Herkes konuşur AK Parti yapar’ deniyor.        Pek tabii yaptıkları da var yapamadıkları da…
Ama bu slogan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey için sanırım cuk oturuyor. 
Çünkü yerel seçimler öncesinde birçok adayın; adı farklı olsa da ihtiyaç sahipleri için bir kart projesi vardı.
Yerel seçimlerin üzerinden bir yılı aşkın süre geçti.
Başkaları armudun sapı üzümün çöpü derken CHP’li Bozbey bu kart konusunu hayata geçirdi bile.
Yani başlıkta da belirttiğimiz gibi herkes konuştu ama Bozbey yaptı. 
Önceki gün Halk Kart’ın tanıtım toplantısı vardı. 
Nilüfer Belediyesi’nde gerçekleştirilen toplantıda Başkan Bozbey söz konusu karta ilişkin bilgi verdi.
Verilen bilgiye göre daha önce ‘Nil Kart’ olarak düşünülen proje ‘Halk Kart’a dönüştü. Bir anlamda halk evi olarak da adlandırılan belediye binasıyla bütünleştirilmek istendi demek ki.
Halk Kart’ı kimler alabilir?
Nilüfer belediyesi genellikle sosyal belediyecilikle adından söz ettirmiştir. 
Son örneği de Halk Kart uygulaması oldu.
Bu kartı, Nilüferde ikamet eden, barınma durumu herhangi bir kurumdan karşılanmayan ihtiyaç sahibi vatandaşlar alabilecek.
Halk Kart için başvurular; Nilüfer Belediyesi Halk Evi binasında bulunan Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Sosyal Destek Bürosu’na yapılacak. 
Başvuru sahibi araştırıldıktan sonra söz konusu kartı alıp alamayacağı kararlaştırılacak.
Yani öyle çalakalem kart dağıtılmayacak.
Halk Karta ilk etapta her ay 100 lira yüklenecek
Kart sahibi, Nilüfer’de kurulu anlaşmalı ulusal ve yerel tüm marketlerden alışveriş yapabilecek.
Yalnız bir şartla;
Vatandaş gıda, temizlik ve giyecek alabilecek.
Bu arada belediye ilk altı ay için toplam 500 bin liralık bütçe ayırdı.
İkinci altı ay için şartlar yeniden gözden geçirilecek. 
Başvuru durumuna göre rakam artabilir de…

Bu eylem çok su kaldıracağa benziyor

Metal işçilerinin başlattığı eylem yayılarak devam ediyor.
Sağduyu çağrıları havada kaldı.
Şu ana kadarki tüm girişimlerden sonuç alınamadı. 
Vali Münir Karaloğlu’nun girişimi bile karşılık bulmadı.
Gidişat iyi gözükmüyor.
Sektör temsilcileri birer birer açıklama yapıp durumun vahametine dikkat çekiyor.
Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD)’ndan sonra Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) de yaptığı açıklamada endişelerini paylaşıyor.
İşte o açıklamadan bir kesit;
 “Türk otomotiv endüstrisi,  50 yılı bulan deneyimiyle bilgi, birikim, kalite, esnek üretim ve zamanında teslim anlayışıyla küresel otomotiv ana ve yan sanayiinin güvenini kazanarak bugün önemli üretici ülkeler arasında yerini almayı başarmıştır. Ancak son günlerde büyük üzüntüyle takip ettiğimiz ve üretimin durmasına sebep olan gelişmeler, ihracatı durma noktasına getirmiştir. Söz konusu olayların çözümü ve iş barışının sağlanmasındaki gecikme, ülkemiz ekonomi ve ihracatının lokomotifi olan otomotiv endüstrisine zarar verecek ve bu durum azalan ihracat ile ülkenin büyümesi ve refahının artmasına olumsuz etki edecektir.” 
Endişeler aynı. 
Umuyorum bir orta yol bulunacaktır.
Amaç bağcı dövmek değil, üzüm yemek olmalıdır.