Bursa Hakimiyet

LÖSEV’in derdi…

LÖSEV’in bir süreden beri ruhsat derdi var biliyorsunuz. 
Ankara’da yaptırdığı kanser hastalarının tedavi edileceği LÖSANTE hastanesi için Sağlık Bakanlığı’ndan bir türlü ruhsat alamıyor.
Konu kamuoyunda da sıkça tartışılıyor.
Bu konuyu Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na daha önce bizzat sormuştum. Demiştim ki “Kanser hastaları adına bir müjde vermeyi düşünüyor musunuz?” 
Sayın Bakan da müjde verecek konumda olmadığını söylemişti.
Aradan zaman geçti; Bizleri iftar programında ağırladı.
Kendisine Bursa basınıyla yaptığı bu yakın duruş nedeniyle öncelikle teşekkür ediyorum. En azından ulaşabiliyoruz en azından diyalog kurabiliyoruz.
Ben de aradan geçen süre içinde Mübarek ramazan ayının da yüzü suyu hürmetine acaba bakanın tutumunda bir değişiklik oldu mu diye merak etmiştim ve konuyu yine gündeme taşıdım. 
Baştan şunu söyleyeyim;
Benim amacım üzüm yemektir. 
Orada dünya standartlarında bir hastane yapılmış. 
LÖSEV benim babamın oğlu değil. Ben iki yakınımı maalesef bu amansız hastalıktan kaybettim. 
Bursa’da kanser hastalarının nasıl tedavi edilmeye çalışıldığını az çok bilenlerdenim. 
Bir yanda başarı oranı yüzde 92’ lere çıkaran LÖSEV hastanesi öbür yandan kanser hastalarına kaybedildi gözüyle bakılan mevcut sistem.
Bu konuda varsa; iyi olan bazı kamu hastanelerini tenzih ediyorum.
Yani ben attan düşmüşüm.
O yüzden benim hassasiyetimin anlayışla karşılanacağını umuyorum.

‘Kimse kanun üstü değil’

Bakan Müezzinoğlu bakanlık bünyesinde 180 tane çocuk onkoloğu olduğunu LÖSEV’in 130 tanesini istediğini söyledi.
Ayrıca LÖSEV yöneticilerini duygu sömürüsü yapmakla da suçlayan Bakan, “460 özel hastaneye ruhsat vermişim LÖSEV’e niye vermeyeyim. Duygu sömürüsü yapıyorlar Ahlaki davranmıyorlar. Algı oluşturuyorlar. Ben kanun üstüyüm diyorlar. Kimse kanun üstü değil. Diğer hastanelerdeki onkologları ben nasıl oraya verebilirim. Diğer evlatlara nasıl kötülük ederim. Ayrıca ruhsatı olmayan yere para topladılar Şimdi benden ruhsat istiyorlar”
Valla bu sözler pek yenilir yutulur gibi durmuyor.

Köprüler atıldı mı?

Daha önceki Bakan Recep Akdağ zamanında LÖSEV’e neden izin verildi. Neden daha büyük yapması istendi? Peki Akdağ’dan sonra ne değişti? diye sordum
Söylediği şu: 
“Bir şey değişmedi. Onlar yalan söylüyorlar”
Görünen o ki bakan köprüleri atmış.
Ama bu iş öyle köprüleri atmakla olmamalı. Ülkeyi yönetmek çözüm odaklı olmayı gerektirir.
Bu işin içyüzünü tam olarak bilmemekle birlikte bildiğim tek şey LÖSANTE Hastanesi’nin dünya standartlarında olduğu, hasta tedavi başarı oranında dünya ortalamalarını yüzde 92’yle aştığıdır. 
Ayrıca o hastanede her halde Türk çocukları tedavi görecek Yunan çocukları değil. 
Bu yüzden çocuk İstanbul’da değil de Ankara’da tedavi olur ne var bunda.
Amaç sonuç almak değil mi?
 Hatta ben aynı hastaneden Bursa’da da olmasını isterim.
Herkese hastalıksız bir bayram diliyorum.