Bursa Hakimiyet

Marmarabirlik kotayı deldi

Marmarabirlik son yıllarda uyguladığı üretim, satış ve ihracat politikalarıyla önemli bir başarı elde etti.
Öyle ki sofralık zeytinde ihracat şampiyonu oldu. 
Kendi ayakları üzerine duran bir üretici birliği haline geldi.
Aldığı zeytinin parasını tıkır tıkır ödeme kabiliyetine ulaştı.
Hepsinden önemlisi artık üreticinin güven duyduğu bir kurum hüviyeti kazandı. 
Belki farklı düşünenler de olabilir ama en azından bizim gözlemlerimiz bu yönde. 
Marmarabirlik’in bu ayak sesleri öyle görünüyor ki Avrupa Birliği ülkelerini tedirgin etmiş. 
Pek tabii ki AB ülkelerini korkutan yalnızca Marmarabirlik değil, Türk zeytinyağı üreticilerinin de geldiği nokta…
İşte Türk zeytinyağı sektöründe yaşanan ciddi gelişme ve yakalanan kalite düzeyinden korkan AB ülkeleri Türkiye’den Birlik ülkelerine giren ambalajlı zeytinyağına kota uyguluyor bir süreden beri.
Zaten AB’nin yaptığı en kolay iş Türk ürünlerine kota koymak…
Ama AB ürünleri Türkiye’de cirit atmaya devam ediyor.
İşte Marmarabirlik bu kotayı delmenin yolunu buldu.
Nasıl mı?
İspanya üzerinden. 
Ben de nedir bu işin aslı astarı diye Marmarabirlik Başkanı Hidamet Asa’ya sordum.
İşte sözleri:
 “Almanya’daki şubemiz üzerinden İspanya’dan alacağımız zeytinyağını Avrupa’ya satarak, kota engelini ortadan kaldıracağız. Avrupa da bunu yapıyor. Dökme alıp ambalajlayıp satıyor. Biz de aynısını yapacağız. Almanya’daki yapılanmamız sayesinde hiçbir yatırım yapmadan para kazanacağız ve kurumu sürekli kâr eden bir yapıya kavuşturacağız” diyor. 
İstemeyenin gözü çıksın.
Ayrıca Asa, İspanyadaki tedarikçi firmayla anlaşma sağlandığını ve önümüzdeki günlerde sevkıyata başlanacağını da belirtiyor.

ZEYTİNDE BİR KOYUP ÜÇ ALMAK MÜMKÜN

Bugün söz zeytinden açılmışken saçma sapan bir uygulamaya dikkat çekmek istiyorum.
Biliyorsunuz Türkiye’de zeytinyağına destekleme var. 
Olmalı da…
Ama onun hammaddesi zeytine yok.
Bu bir çifte standart değil mi?
Sofralık zeytinciler de haklı olarak teşvik için bu aralar kazan kaldırmış durumda
Onlar da teşvik istiyorlar.
Bence haklılar.
Zaten Marmarabirlik Başkanı Asa bu konuda da çok çarpıcı bir görüş ortaya koyuyor. 
Bakın neler söylüyor:
“Sofralık zeytine teşvik verilmesi durumunda kayıt dışı ortadan kalkacak. Üretim kayıt altına gireceğinden merdiven altı bitecek. Böylece sofralık zeytinde aynı damak tadı oluşabilecek. Kişi başı tüketim artacak. Böylece bir teşvikten üç kesim kazanacak Bunlardan biri zeytin üreticisi, ikincisi sektör üçüncüsü de devlet.”
Kısaca devlet bir koyup üç kazanacak.
Mümkün mü?
Bence mümkün.
En büyük sorun kayıt dışı değil mi?
O halde ne bekleniyor?