Bursa Hakimiyet

Seçim, zafer ve hüsran

Türkiye tarihi bir seçimi geride bıraktı.
1 Kasım seçiminde AK Parti zaferle çıkarken, muhalefet hüsrana uğradı.
Seçimin güvenliği en büyük sorun olarak gösteriliyordu. 
Çok şükür kazasız belasız atlattık.
Seçim güvenliği konusunda bütün önlemler alındı. 385 bin polis ve jandarma görev aldı.
Kim ne derse desin bu, seçimin, kazananı AK Parti oldu.
Yani AK Parti bütün olumsuzluklara rağmen tek başına iktidara geldi.
Peki, 7 Haziran’a göre ne değişti de AK Parti yeniden 2002 ruhunu yakaladı. 
Açık söyleyeyim.
Bana göre, birinci etken AK Parti’nin söylem değiştirmesiydi
Örneğin, 7 Haziran’da ‘Yeni Anayasa’ ve ‘Yeni Türkiye’ diyen AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 1 Kasım seçimlerinde Yeni Anayasa Yeni Türkiye söylemini ağzına bile almadı.
Peki, ne yaptı?
Seçmenin cebine dokundu. 
Emekliye, işçiye çiftçiye, taşerona kadro sözü. 
Peki, vatandaş neden şimdiye kadar vermedin demedi.

***

Bundan sonra ne olur?

Açık söyleyeyim koalisyon turları filan yok.
Tek başına iktidar tamam.
Bunun birçok yönden iyi tarafı olacak.
En başında piyasaların ateşi sönecek.
 Bakın söylüyorum; Döviz kurunda bir gevşeme kesin gibi duruyor. Dolar 2.60’ları görürse kimse şaşırmasın. Euro ise 3’ün altına sarkma ihtimali oldukça yüksek.
Yani ekonomide taşlar yerine oturmaya başlar.
Ekonomik açıdan böyle… 
Peki, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası açısından durum ne?
Buradan açıkça ifade ediyorum Yeni Türkiye Yeni Anayasa söylemleri yeniden ısıtılabilir.
Peki, hiç düşündünüz mü neden ısrarla Yeni Anayasa Yeni Türkiye deniyor. 
Belki de çözüm sürecinde verilen sözlere bu anayasa cevaz vermiyor da ondan.
Bu yüzden önce anayasa değişecek, sonra sözler yerine getirilecek
Bu kadar basit.

***

Muhalefete düşen görev ne?

Peki, iktidar partisi zaferini ilan ederken, Muhalefet partileri ne yapmalı.
Bence bu geceden tezi yok bunun bedelini ödemeliler.
Gerek CHP, gerek MHP genel başkanları tası tarağı toplayıp gitmeliler. Teşkilat baştan aşağı yenilenmeli.
İktidara söyleyeceğim de özetle şu;
Seçim sarhoşluğuna kapılıp başkanlık sistemi yeni anayasa deyip ülkeyi rejim bunalımına sürüklememeli.
Yaklaşık iki yıldan beri unutulan ekonomiye odaklanılmalı.
AB’ye dönülmeli
Reformlara başlanmalı.