Bursa Hakimiyet

TÜYAP farkı

Malum ramazan ayı nedeniyle iftar sofraları oldukça yoğun… Öyle ki bir günde 4-5 tane iftar davetiyesi aldığımız oluyor.
Ama hepsine birden gitme imkanımız var mı?
Yok.
Ancak birisine gidebiliyorsunuz.
Önceki günde öyle bir durum vardı.
Bu iftar programlarının birisi de TÜYAP’a aitti.
TÜYAP’ın adresi de her zaman olduğu gibi Almira Otel idi.
Fakat aynı günde Bursa’nın çok önemli STK’larının iftar vermesi katılım konusunda kafalarda soru işareti oluşturmuştu.
Fakat basının ilgisi dikkat çekti.
Samimi söylüyorum bu kadar beklemiyordum.
Alakalı, alakasız neredeyse herkes oradaydı.
Peki, bunun sırrı ne, nasıl başardı dersiniz?
Bana göre, ilk etapta TÜYAP Bursa Fuarcılık A.Ş Genel Müdürü İlhan Ersözlü’nün basın çalışanlarıyla kurduğu samimi diyalog…
 Bursa’yla bütünleşmiş olması. 
Alçak gönüllü, profesyonel yönetici olarak Bursa’nın fuarlar kenti haline gelmesi noktasında gösterdiği çaba. Yani hepimiz gibi o da Bursa için elini taşın altına koyanlardan.
Başarılı bir profesyonel…
Ama asıl aktörü de atlamayalım.
O da Proje ve Pazarlama Uzmanı daha doğrusu basınla köprüyü kuran kişi Özge Şahin’dir, 
Sıcak, sevecen, güler yüzlü son derece sempatik tavrıyla tanınan Şahin Bursa basınını öyle markaja alıyor ki; kurtulmanız imkansız, mecburen pes ediyorsunuz.
Dolayısıyla gitmemek imkansızdı.
Bu vesileyle hem İlhan Ersözlü’yü, hem Özge Şahin’i, hem de tüm TÜYAP personelini tebrik ediyorum. 
Darısı başka buluşmaya diyorum ama ‘ilgili’ olsun lütfen.

BUSİAD iftarında ne mesaj verildi?

BUSİAD tarafından Hilton Otel’de düzenlenen iftar programının konuğu ise Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu idi.
Bardakoğlu, farklılıklara tahammül edilmesi gerektiğine dikkat çekerken  “İnsanlık alemin de Müslüman profili olarak iyi bir resim veremiyoruz. Bundan hepimiz eşit şekilde sorumluyuz. Sorun dinde değil, sorun bizde. Sadece bizde de değil, Batı’nın İslamiyet’e yaklaşımının ve sahip olduğu kalkınmışlık kibrinin de bunda payı var” diyor.
Katılmamak mümkün değil.
BUSİAD Başkanı Günal Baylan’ın sözleriyse oldukça dikkat çekici:
Bir ülkede siyaset olgularının etik ilkeler gözetilerek değerlendirildiği takdirde o ülkede insan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasının olanaklı olabileceğine işaret eden Baylan, “Etik değerlerin içimizde kökleşmesine ve yerleşmesine toplumsal olarak ihti-yacımız var. Amacımız ülkede yaşayan her vatandaşın kaliteli yaşam sürmesini sağlamak ve ülkeyi muasır ülkeler seviyesine çıkarmak ise; siyasi partiler parti içi tutumlarını ve alışkanlıklarını değerlendirerek şu an belirsizlik gibi gözüken ortamı bu değerlerle siyasi tarihimize örnek olacak bir fırsata çevirmeliler” şeklindeki mesajı da  anlamlıydı.