Bursa Hakimiyet

‘Yüksek hız’da fena tosladık

İstanbul, Bursa, İzmir Otoyolu Cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden birisi hiç kuşkusuz…
7,5 milyar dolarlık dev bir yatırımdan söz ediliyor.
Hatta bunun yanında bir de Yüksek Hızlı Tren Projesi başlatıldı ki sormayın gitsin.
Bittiğinde İstanbul Bursa arası komşu kapısı gibi olacak.
Gerçi otobanın güzergahı yüksek hızlı trenle (YHT) birlikte yürüseydi, raylar körfez geçiş köprüsüne döşenseydi tadından yenmezdi; ama olmadı. 
Çünkü otoban ihalesini alan konsorsiyum, demiryolu işine karışmak istemedi.
Kendince haklı olabilirdi ama ortak akıl, yüklenici firmayla kamunun fedakarlığını gerektiriyordu.
Örneğin fark verilir, ray köprüye çıkabilirdi.
Ama olmadı;
Hızlı tren Bursa’ya düzü dünyayı dolaştıktan sonra Bilecik üzerinden gelecek. 
Tabii biterse.
Aldığım bilgi Yüksek Hızlı Tren çalışmaları duvara toslamış durumda.
Nedenlerden birisi ödenek bittiği yönünde… 
Peki, yol bitti mi?
 Ne gezer?
Bu ülkede kamunun planladığı iş ne zaman zamanında bitmiş ki YHT bitsin.
Hatta fısıltı gazetesine göre, yüzde 40 bedel artırımı isteniyor.
Konuşulan bir başka konu da güzergahın İnegöl’ü de kapsayacak şekilde yeniden planlandığı şeklinde.
Böylece Yüksek Hızlı Tren Bursa’ya Osmaneli İnegöl-Yenişehir üzerinden geleceği konuşuluyor.
Bir diğer neden de Yenişehir’le Bilecik arasındaki güzergahta meydana gelen heyelan…
Yahu kardeşim peki bu devletin mühendisi yok muydu?
Zemin etüdü yapılmadı mı?
Bu veriler neden elde edilemedi.
Yoksa ‘kervan yolda dizilir’ misali zayiat vererek mi yürüyeceğiz.
Nasıl bir plansızlık, nasıl bir hesapsızlık, kitapsızlık başarısı değil mi?

BUMİAD’ın haklı çıkışı

Ben oldum olası bu yeni anayasa dayatmasını bir türlü anlayamadım. 
Bu dayatma bana göre Atatürk Türkiye’sinin, misak-i milli sınırlarının, rejimin, demokrasinin tarihe gömülmesi demektir. 
Açık söylemek gerekirse bir vatandaş olarak; Anayasa beni ilgilendirmiyor. Hiçbir vatandaşı da ilgilendirdiğini düşünmüyorum. 
Ama Anayasa’nın kimleri ilgilendirdiği malum…
Eğer gerçekten niyet, daha fazla kişi hak ve özgürlükleriyse, demokrasinin güçlendirilmesi ise yapılacak yol belli.
Kaldırırsınız dokunulmazlıkları… 
Değiştirirsiniz siyasi partiler kanununu. 
Revize edersiniz seçim sistemini; ondan sonra al sana kişi hak ve özgürlükleri al sana güçlü demokrasi al sana güçler ayrılığı.
Eğer yüreğiniz yetiyorsa ilk dört maddeye dokunmayacağınızı ilan edersiniz. Ondan sonrası zaten teferruat…
BUMİAD Başkanı Orhan Efe de yaptığı açıklamada hem koalisyon hükümetinin bir ön önce kurulmasını, hem kırmızı çizgilerin bir tarafa bırakılmasını istedi.
Efe ayrıca, hem dokunulmazlıkların kaldırılmasını, hem de siyasi partiler kanununun ve seçim kanununun değişmesini talep etti.
Demek ki aklın yolu bir…