Bursa Hakimiyet

Bağ bizde bağcı İzmir’de

Öncelikle Bağımsız Bursasporlular Derneği’ne teşekkür etmek istiyorum. Türk futbolunun kurtuluşu ‘altyapı’nın Bursa’da belki de ilk kez bu kadar faydalı bir şekilde tartışıldığı bir zemin oluşturdular. En önemlisi de ancak uzaktan takip edebildiğimiz Altınordu Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan’ı yakından tanıma, samimiyetindeki sıcaklığı hissetme fırsatı yarattılar. ‘Tam bir altyapı aşığı’ başkanın, Yeşil Beyazlı camiada yaklaşan kongre öncesi Bursaspor Kulübü başkanlığına talip 5 adaydan 4’ü önünde yaptığı, esprili bir dille başlayan ancak realist sonuçlarla biten son derece önemli cümleler maalesef tokat gibiydi. Camia dışından biri, yani üçüncü göz tarafından söylendiğinde hoş karşılanan ancak Bursa sınırları içinde dile getirildiğinde ‘eleştiri’ olarak dahi kabul edilmeyip sümen altı edilen ifadeler, doğru yorumlandığı takdirde gerçekten bir camiaya yön verebilecek nitelikteydi. “Futbol toplumları uyutacak bir enstrüman değildir. Tam tersi toplumu daha da hareketli sportmen yapacak olan bir spordur” dedi Başkan Özkan ve Bursaspor altyapısını gıptayla takip ettiğini, kendilerine örnek aldıklarını söyledi. Evet, Türkiye’nin her yerinden göç alan ve belki de Türk futbolunun en iyi altyapı tesislerinden birine sahip olan Bursaspor’un bu verimli topraklarından Volkan Şenler, Serdar Azizler, Ozan Tufanlar yetişiyor ancak 2. şampiyonların Vakıfköy’den çıkması ve Seyit Mehmet Özkan’ın da söylediği gibi “Gerçek futbol ihtilalini” yapabilmemiz için artık bir Ajax, Barcelona, Arsenal ve Bayern Münih altyapısı gibi yazılı kuralları oluşturmak, bu çerçevede de ekol haline gelecek idealleri, eğitimlerini Avrupa seviyesinde tamamlamış eğitimci grubuyla sistemi yaratmak şart. Biliyorum; eğer Türkiye şartlarında erozyona uğramaz ise bundan maksimum 3 ya da 4 sene sonra Süper Lig’de bir Atletic Bilbao misali fırtına estirecekler ve Altınordu sadece Türk oyuncularla Bursaspor’un rakibi olacak. Ancak işte o zaman Bursaspor halen yapılması gerekenleri ‘konuşuyor’ vaziyette olursa maalesef elimizdeki bağ zamanla bize de yetmeyecek ve İzmir’deki bağcı elindeki mahsulüyle ‘boynuz kulağı geçer’ misali sol şeritten hızla yoluna devam edecek.