Bursa Hakimiyet

İstifanın perde arkası

Balıkesir ve Sivas galibiyetlerinin ardından ne zaman bir yerde “ikinci şampiyonluk” sohbeti açılsa nazar değmesin diye dilimi ısırarak konuşuyorum. Hatta konuşmayı kısa kesip, bu hedefe 2010’daki gibi sessiz ve derinden yürümeyi tercih edenlerdenim. Sezon sezonunda kupa yine şehrimize gelecek, biz o, tadı damağımızda kalan mutluluğu bir kez daha yaşayacaksak; şu an İstanbul istediği kadar Bursaspor’u görmezden gelmeye devam etsin. Böyle oynamaya devam edelim 3 hafta sonra mecbur konuşmak zorunda kalacaklar. Şenol Güneş önderliğindeki bu takım bana göre şampiyonluk sezonundaki takımdan daha kaliteli ve özellikle son haftalardaki oyunuyla herkese o günleri hatırlatmaya başladı. En büyük eksik olarak ise tribünlerdeki boşluklar kaldı. E-Bilet uygulaması nedeniyle Bursaspor’un kemik taraftarı bir duruş sergiliyor. Uygulamanın karşısında olanın da yanında olanın da kendine göre bir görüşü var, saygı duyuyorum. Duyulmalı da. Ama bu takım şampiyonluğa gidecekse bu taraftar desteği olmadan imkansız. Geride kalan 8 haftada atkı şova, o coşkulu desteğe hasret kalmış olabiliriz ama çözüm noktasında Passolig alanlar ve almayanlar tartışması yerine 10 binin üzerindeki Bursaspor Passolig sahibinden neden 3-4 bininin stadyuma geldiğini, almayanların ise stadyum dışında takımı havaya sokacak organizasyonlarını konuşmak daha doğru bence. 
Doğru demişken dün Yeşil Bursa Başkanı Mehmet Küçükyalçın hem pilot takımdaki hem de Bursaspor’daki görevinden istifa etti. Karar aslında Turan Şen’in teknik direktörlük görevine getirilmesinden önce alınmış. Ancak, geçen bu sürede buzlar çözülememiş. İstifanın perde arkasında duyduklarımız ise hoş değil. İsimler özelinde konuşmuyorum, makamlara yapılan saygısızlık; kimse kendisine yapılmasını istemez. Görevi başında olan bir kişinin yetkilerini çiğnemek, doğrudan müdahale etmek… Kulübün Ar-Ge Grubu Başkanı’nın işi midir Yeşil Bursa için teknik direktörlük görüşmesinde bulunmak? Üstelik daha Pilot Takım idarecilerinin görüşü bile alınmadan. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Yalçın Gündüz hoca gibi dışarıda kalan bir isim daha var. O da Bursalı kaleci antrenörü Necati Pala. Bursaspor tarafından çağrılınca Mudanyaspor’daki görevinden istifa edip, koşarak gelmiş ama verilen sözler sadece söz olarak kalmış. “Haydi Yeşil Bursa 2. Lig’e” ifadesi sadece bir slogan olarak kalmamalıydı. Bursaspor’un geleceği için 2. Lig’e çıkmasını yürekten istediğim ve bugüne kadar her türlü desteği verdiğim bir kulübün bu durumlara gelmesini görmek üzücü. Şimdi birçok kişi eminim “Kardeşim, iyi giden bir Bursaspor var. Ne diye şimdi bunları yazıyorsunuz” diyecektir. Görevimiz daima doğruları yazmaksa bunları bilmek herkesin hakkı. Şayet siz de ben gibi doğruların yanındaysanız tabii.