Bursa Hakimiyet

Başkanlık ambalajında tek adam rejimi

Türkiye’de nasıl bir felaket yaşanmış olursa olsun gündemde sıcak tutulan tek bir konu var; referandum…
Türkiye’nin referandumdan önce daha güçlü bir parlamenter sisteme, daha fazla demokrasiye, insan haklarına, sosyal hukuk devleti olmanın gerekliliklerinin yerine getirilmesine ihtiyacı var.
Her türlü cemaatten, tarikatten arındırılmaya ihtiyacı var.
En son yaşadığımız olay, bir tarikat yurdunda kalmaya mahkum edilen küçücük evlatlarımız çok acı bir şekilde öldü. 
Eğitim alabilmek için ailelerinin yanından ayrılan evlatlarımız, devlete ait yurt olmadığı için cemaat yurtlarında kalmaya mecbur bırakılıyor. 
Ülkede doğru işleyen hiçbir kurumun olmaması, devlet kaynaklarının yanlış alanlarda harcanması, israf edilmesi yüzünden devlet işlevsiz hale getirilmiştir.
Dış politikada bataklığa saplandık, çırpınıyoruz. Ama iktidarın gündemi sürekli başkanlık ve referandum…
12 Eylül Anayasası’ndan kurtulmak gerektiği Cumhuriyet Halk Partisi’nin en başından beri söylemidir.
AKP’nin 15 yıldır kimseye ihtiyaç duymaksızın 12 Eylül yasalarını değiştirebilme gücü olmasına rağmen o yasalar hâlâ yürürlüktedir.
Çünkü AKP’nin demokrasi diye bir derdi yok.
Başkanlık ambalajında tek adam rejimi yaratılmaya çalışılıyor.
Ama CHP olarak bizim; kurucu değerlere bağlı, özgürlükçü, güçlü sosyal devleti öngören, parlamenter sistemi esas alan, güçler ayrılığına dayalı, denge ve denetleme mekanizmaları kuran, bağımsız ve güçlü bir yargıyı güvenceye alan bir anayasa talebimiz var. 
Referandum bizim kaçacağımız bir şey değildir.
Kendini çok güçlü görenlere 1987 referandumunu hatırlatmak isteriz. CHP, tarihi yüz yıla dayanmış köklü bir parti.
Pek çok parti iktidara gelmiş ancak ömürleri on yılları geçememiştir.
AKP de dillerinden düşürmedikleri o kelime gibi, aynı kaderi tadacak…