Bursa Hakimiyet

Önemli olan, AB ülkeleri standartlarını yakalamaktır!

AB’yle tam üyelik müzakere sürecine gelinmesinde pek çok hükümet ve bürokratın çabası var.
Şimdi bütün bu çabalar bir restleşmeyle boşa gitmek üzere.
Aslında esas olan AB ile ortaklık değildir.
Esas olan, Türkiye’nin demokrasi, hukuk, siyaset, üretim ve yaşam kalitesi açısından Avrupa standartlarına ulaştırılmasıdır.
Muasır medeniyet hedefinden hızla uzaklaştırılıyoruz. Ülkemizin yüzü zorla Doğu’ya döndürülüyor.
Doğu’da savaştan ve baskıdan başka ne var?
Dış ticaretin neredeyse %70’ini Avrupa ülkelerine yapıyoruz. Üstelik Avrupa Birliği’nin dış ticaretinin içinde Türkiye’nin payı %1 bile değil.
Rusya’yla restleşti, ‘Başka ülkelerden turist gelir’ dedi ama gelmedi. Narenciyeyi  ‘Başka ülkelere satarız’ dedi, kimse almadı.
Irak ve Suriye’de yaşananlar yüzünden, bölgeyle ticaret yapan Antep, Urfa, Mardin gibi şehirlerde pek çok firma battı.
Bu restleşmeler yüzünden ticari olarak Türkiye büyük zarar görüyor.
AB’ye girmek istemiyorsan girmezsin ama ülkemizin o standartlara çıkarılması gerekiyor. 
Ama bizim ‘Anayasayı tanımam’ diyen bir Cumhurbaşkanımız var.
Yasayı, hukuku tanımayan bir ülkenin, ekonomik olarak gelişmesi boş bir hayalden başka bir şey değil.
Ortadoğu’da örneği çok, hazır yüzlerini dönmüşken ibretle ve dikkatle incelesinler.
Referandum söylemleri de gerçekçi değil, bu bir iç siyaset malzemesi olarak kullanılıyor.
Esas hedef; Türkiye’yi Doğu’ya doğru çevirmek…
Eğitim sisteminin haline bakınca çok net anlaşılıyor bu… Son 14 yıllık süreçte getirildiğimiz nokta gerçekten çok ürkütücü. Ekonomik olarak bir açmazdayız, ticaret durma noktasında… İnsanlar öfke, korku ve şüphe içinde.
Dış politikamız restleşmeyle sürdürülüyor.
Şimdiye kadar zarardan başka bir etkisini görmedik.
Bu ülke, çağdaşlaşma ve ekonomik kalkınma yolunda önemli bir yol katetmişti.
Şimdi anlamsız bir şekilde geri gidiyoruz.
Türkiye iyi yönetilemiyor.
Türkiye’nin darbe psikolojisinden çıkıp, yeniden demokratik ve ekonomik adımların atıldığı sürece dönmesi gerekiyor. 
Bunu AB üyeliği için değil, Türkiye için yapmak zorundayız.