Bursa Hakimiyet

Bursa’nın Karagöz’ü, 5 yıldır dünya mirası!

Ülkeler, kentleriyle yarışıyor. Bursa’nın sahip olduğu farklı ayrıcalıkların varlığını, kıymetini bilmek ve ortaya koymak gerekiyor.
Yeni kararla…
Osmanlı döneminin doğuşu olarak, Bursa’nın, Cumalıkızık, Sultan Külliyeleri ve Hanlar’dan oluşan tarihi kentsel ve kırsal yerleşimiyle Dünya Mirası tanımı ve kaydına alınması, değersel tescilidir.
UNESCO’nün yürütttüğü Dünya Mirası Listesi’ne Bursa’nın artık nihayet tarihsel yerleşim olarak girmesine sevindik.
Aslında…
Önemle sahip çıkmamız ve yaşatmamız gereken; önceden UNESCO tescilli bir başka değerimiz olduğu, kentte biliniyor mu?
Karagöz!
Dünyada sinemanın başlangıcı kabul edilen ve Bursa’da doğan geleneksel gölge oyunu Karagöz, UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde bulunuyor.
Türkiye’nin önemli kültürel değerlerini ve unsurlarını sahiplenen Yunanistan’a karşı, önemli bir zafer elde edilmişti.
Karagöz, Yunanistan tarafından sahipleniyordu ve bu böyle devam ediyor, ancak Türkiye’nin ve dünyanın bir kültürel değeri olarak 2009 yılında, tescil altına alındı.
Yunanistan, Karagiozis ve Hadziavatis isimleriyle Karagöz oyunlarının, kendi simgesel karakterleri olduğunu savunuyor. Tarihi, kültürel ve sanatsal olarak, Türkiye’ye karşı, yalanlama yürütülüyor.
Bursa’da, Çekirge Caddesi’ndeki Karagöz ile Hacivat Anıtı’ndan yıllar sonra, Büyükşehir Belediyesi’nce karşısına Karagöz Müzesi kurulmuştu. Böylesine bir mutlak gereklilik de gerçekleşmişti.
Karagöz sanatını yürütenlere, “Hayali” deniliyor. Bursa’da, sanatın bugünden geleceğe taşınması için ömrünü adayan Şinasi Çelikkol ve son yıllarda Nevzat Çiftçi’nin çalışmaları, milli görev gibidir…
Büyükşehir Belediyesi, gelenekel Karagöz Halk Dansları Yarışması’yla tarihsel sanatın yaşatılması ve zihinlerde tutulmasına katkı koyuyor.
Yanı sıra…
Büyükşehir Belediyesi’nce Uluslararası Bursa Karagöz Gölge ve ve Kukla Oyunları Festivali de, sonradan oluşan ve gelişen oyunları buluşturuyor.
Fazlası yapılmalı!
En önemlisi…
Bursa ve Türkiye için tam anlamıyla kullanamadığımız UNESCO tescilini de, en başta ve çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

 

“Karagöz Anıtı” nerede?

Bursa için…
UNESCO müjdesi alındığında, Karagöz’ün de tescilli olduğunu kaleme alacaktık, bugün de söyleyeceğimizi söyledik.
Merkez Sağ Hareketi’nin proje direktörlerinden Umut Şahan da, bize iletisinde, “Maalesef sahip olduğumuz değerlerin hakkını veremi-yoruz.” diyor
Kentin potansiyelinin bi-linmesi ve değerlerinin anlaşılabilmesine değinirken, “Şehir merkezinde bulunan birçok tarihi, kültürel ya da sanatsal değerimizi, şehir merkezinin trafik keşmekeşinden, otopark sorunundan ötürü insanlara tam anlamıyla gösteremiyoruz.” şeklinde konuşuyor.
Güzel, doğru düşünceler…
Bugün kaleme aldığımız Karagöz’ü de, trajik bir örneklemeye taşıyarak, “Karagöz Anıtı… Her gün önünden binlerce araç ve bununla birlikte on binlerce insan geçiyor olmasına rağmen birçoğumuz farkında bile değiliz” yorumuyla dikkati çekiyor.
Sözlerinin devamında, “Karagöz Anıtı’nın maalesef durup önünde soluklanan, hatta ve hatta fotoğraf çektiren insan sayısı neredeyse sıfıra yakın böyle bir değer…” ifadesinde bulunuyor.
Etrafında da dolaşılacak, oturulacak ve özellikle otopark kolaylığı da bulunacak bir düzenlemeyi önemsiyor.
Bu nedenle…
Karagöz Anıtı’nın uygun bir yere yeniden yapılabilmesini gündeme getiriyor. Biz de, bu öneriye karşılık, “Acaba, neresi olabilir?” diye soruyoruz.
Altıparmak’ta, yüzer taşlara Karagöz ile Hacivat’ın çizimsel olarak yansıtıldığı yer olabilirdi. Mevcut stadyumun yıkılarak, yer altına otoparklı meydan dönüşümü yapılacağından, biz de yer düşüncemizi paylaşmış olalım.