Bursa Hakimiyet

Bursa’nın trafiğine, polisiye önlem şart!

Şu, bir gerçek!
Bursa’nın ulaşım sorununda, sadece yerel yönetimin söz konusu edilmesi ve sorumlu tutulması da, doğru değildir.
Yayasından sürücüsüne; kentlilerin ve ilgili kurumların tümü, sorumluluk taşıyorlar.
Sorumluluğun gerektirdiği de tam anlamıyla yapılamadığı gibi, denetim ve cezai yaptırım zafiyeti de bulunuyor.
Özellikle…
Bursa trafiğine, polisiye önlem şart!
Sürücü ve yayalarıyla da beraber insan odaklı sorunun nedenlerine karşı, başlıca cadde ve kavşaklara polis gerekiyor.
Kent genelinde, polisiye trafik otoriterliği olmalı!
Sabit kameralı denetim ve cezalandırmalar, önemli ve caydırıcıdır, ancak tek başına tam veya sonuca yakın çözü getirmiyor.
Gelişmiş ülkelerdeki kurallara riayette, denetim ve ceza korkusu, etken bir otoriterliktir ve günlük hayatın da unsurudur.
Türkiye’de, “Ceza, çare değildir” düşüncesi ortaya atılıyor, dikkatsizlik ve umursamazlıkla trafik kazaları, kader oluyor.
Bursa’nın başlıca cadde ve kavşaklarına daimi polis, zorunlu bir ihtiyaç olurken, böyle uygulamalarda da tuhaflıklar yaşanabiliyor.
Yüksek İhtisas Hastanesi’nin kavşağında, üst yoldan kırmızı “Dur” ışığına uymayan minibüsün ihlalini görmeyebiliyor.
Çekirge Meydanı’ndaki taşıtların kördüğümüne, yakınındaki polis ekibinden müdahale gelemeyebiliyor.
Şehreküstü Meydanı’nında, sürücülerin düzensizliğinin yanı sıra, yayaların ihlallerine de rastlanıyor.
Ayrıca…
Kent Meydanı ve Cumhuriyet Meydanı ile Çatalfırın Kavşağı, keşmekeşlikle bunaltıyor. Dolmuş ve taksilerin kurallara riayetsizliği de, ciddi sorunu körüklüyor.
Durum ortada!
İster trafik, ister normal polisi, temelinde kamu düzenini gözetmek ve müdahaleyle düzeni sağlayabilme görevi var.
Böyle konuşurken…
Dolmuş, taksi ve özel servis taşıtlarının esnaf odaları da, kente ortak sorumluluğun bilincinde ve gereğinde olmalıdırlar.
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Bursa Kültür A.Ş. Genel Müdürü Rıfat Bakan’ın, trafikteki insan odaklı sorununa karşı, güzel bir çözümü, sloganı var…
“Trafik, centilmenliktir”