Bursa Hakimiyet

Deneyimli Tayan, Başbakan’ı değil, Cumhurbaşkanı’nı yorumladı

Türkiye’nin zorlu ve dönemeçli yakın tarihinde önemli bakanlıkları ve diğer görevleri yürüten Turhan Tayan, ülkenin sıcak gündemini değerlendirdi.
Eleştirel düşüncelerini vurgularken…
Hükümeti yürütmeye devam eden AK Parti’ye, Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a odaklandı.
Türkiye’nin yönetsel son durumu, sıcak gelişmeler ve gidişat açısından, Erdoğan’ı, kendi düşünce ve doğrularını yürütmekle yorumluyor.
Anayasal tarafsızlığın ve ardından genel seçim sonuçlarının kabullenilemediğini iddia ediyor. AK Parti, Genel Başkanı ve Başbakanı’nın da kamburluk yaşadığını öne sürüyor.
Türkiye’nin, farklı alanlardaki sorunları yeniden yaşadığını ve rakamlarla ortada olduğunu dile getirirken, terörün de, ürpertici ve endişe veren boyuta ulaştığından söz ediyor.
Komşu ülkelerin içişlerine karışılmasını eleştirirken, “Irak ve Suriye, komşularımız değildir. Onların yerine, PKK, PYD ve IŞİD, komşularımız olmuşlardır.” diye konuşuyor.
İşbaşındaki hükümetin istifa ettiğini, ancak hükümet belirsizliği nedeniyle görevine devam etmesini de ele alarak, “Acilen, güvenoyuna sahip geniş tabanlı hükümete ihtiyaç vardır.” diyor.
Yeni hükümetin kurulamaması ve gecikmesinden, Erdoğan’ın etkisi olduğunu iddia eden Tayan, “Yüce parlamento, gereken süreci ve uygulamayı sağlamalıdır.” uyarısında bulunuyor.
Erdoğan’ın, anaysal çerçeve içerisinde kalması gerektiğini, ancak siyasi irade gibi ön planda gözüken durum sergilediğini ifade ediyor.

Bursa’nın kazılmasına tepki

Sayıları artan ve izleri giderek büyüyen maden ocakları için “Bursa’nın orman alanları, Ankara’dan izinlerle kazılıyor!” demiştik.
Dağ ilçelerinden Orhaneli’ye bağlı Başköy’de mermer ocaklarıyla mücadele ve hukuk kazanımları kapsamında, dün CHP’nin eski milletvekili Turhan Tayan’a plaket verdiler.
Mustafakemalpaşa’dan İnegöl’e; Uludağ’ın güney eteklerinin kazıldığını ve ocak faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirterek, “Başköy’deki duyarlılık ve mücüdale, tüm Bursa için de gösterilmeye devam edilmelidir.” diye konuştu.
Sorunu 3 yıl önce gündeme getirdiğinde, su kirliliğinin de, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu tarafından vurgulandığını anımsattı.
Geçen süreçle…
Yerel yönetimin gözle görülen adım ve çalışma yürütmediğinden söz ederken, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin açıklamasını, memnuniyetle karşıladı.
Uyarmaya devam ederken, önemli bir hatırlatmayla da,“Bursa, sadece Doğancı değil, Nilüfer ve de Çınarcık barajlarına da sahiptir ve 50 yıllık su ihtiyacını çözmüş kenttir. Bu duruma karşın, pahalı suyun da kentidir.” diyordu.

Çalışan anneye, 6 ay izin olsun!

Bebeklerin sağlığı, gelişimi ve korunması, sözün özüyle sağlıklı birey sürecine girebilmeleri için beslenmede 6 ay anne sütü önemseniyor.
Sağlık Bakanlığı ve yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, farklı mama ve diğer besin desteklerinin yerine, mutlaka anne sütünün kullanılmasını istiyor.
Yazılı, görsel ve sözlü bilgilendirme ve uyarı uygulamaları yürütülüyor, ancak…
Hamilelik ve sonrasıyla 2’şer ay izin tanınan çalışan anneler, iznin bitimiyle beraber, artık düzenli emzirme yapamı-yorlar ve bebekler mağdur oluyor.
Anne sütü, 2 yıla kadar da önerilmesine rağmen…
Çalışmaya dönen annelere 1.5 saat emzirme zamanı tanınması, evleri uzak anneler için fayda ve anlam ifade etmiyor.
Madem öyle…
Devlet, anne sütünün 6 ay süreyle verilmesini öneriyor ve hatta istiyorsa, doğum sonrasındaki 6 ay süreyle emzirme için süt izni niye olmuyor.