Bursa Hakimiyet

Devletin kazancı, Mahfel’e mi kaldı?

Gerek tarihi ve kültürel miras özelliği, gerek tarihteki yeri ve yaşananları, gerekse mimarisi ve kentin en merkezindeki konumuyla bu kentin bir simgesi, bir değeri…
Devletin elindeki böylesine güzide bir yerin, alelade yer gibi ihaleyle satılmak ve elden çıkarılmak istenmesine, geçerli bir izah ne derece olabilir?
Tarihi ve kültürel miras politikası gerekçesiyle özel mülkiyetli sivil mimari örneği tarihi yapılar, belediyelerce uzlaşma veya bedeli karşılığı elde edilirken…
Çelişkiye bakın!
Devletin bir başka kurumu İl Özel İdaresi, Mahfel gibi elindeki çok değerli yerin satılabilmek için birkaç yıldır ısrarlı yürütülüyor.
Hakikaten…
Çok tuhaf!
…Ve!
Merak ediyoruz.
Sanayinin, ticaretin, emeğin Bursa’dan ciddi mali katılım gören devlet, bir başka kurumuyla Mahfel’in satışına mı kaldı?
Üstelik…
İl Özel İdaresi, Bursa’yı uzaktan farklı sanan bir Ankara gerçeğinin aksine, kendisi ise, kentin bir yerel yönetim kurumudur.
İster kebapçı ister başka bir ticari amaç, ister turizm gayesinden söz edilsin, sonuçta Mahfel’in satışına, hiçbir kamusal ve kentsel gerekçe göremiyoruz.
Diyoruz ki…
Orası, kentin olsun!
Tıpkı…
Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel merkez amaçlı Kayhan’daki tarihi hamam ve Osmangazi Belediyesi’nin Tophane’deki sosyal tesis uygulaması Sümbüllü Bahçe Konağı gibi…
Açıkçası…
Devletin maliyesi; İl Özel İdaresi, Mahfel’in satışından elde edilecek gelirle mi ihya olacak?
Şayet…
Bursa’nın turizm potansiyeli ve turizm kenti yapılabilmesine yönelik düşünceden söz ediliyor ise, Mahfel’i özel mülkiyete bırakmak, tek doğru mu, tek çözüm mü?
Elbette ki…
Yanıtın, “Hayır” olduğunu düşünüyoruz!
Üstelik…
Soruyoruz!
Bu ısrar niye? Ayrıca…
İlk yerel seçimle beraber il genel meclisleri de, il özel idareleri de kapanmış oluyor. Bu itibariyle de Mahfel’in satışını askıya almak, kentin doğrusu değil midir?
Kentin başlıca simgesi Yeşil Türbe’ye giden yoldaki Mahfel, Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmelidir. Bu süreçle de, kente yakışan, turizm hedefine güç veren “Turizm Enformasyon Merkezi” ve tüm halka yönelik “Sosyal Tesis” dönüşümü sağlanmalıdır.
Aksi durum… Yazıktır!

*********************************************************

“Ne var kardeşim?..”

Yukarıdaki söz, Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım hizmetlerini yaptırdığı kendisine bağlı Bursa Ulaşım A.Ş.’nin (BURULAŞ) bir otobüs şoförüne ait bulunuyor.
Arabasıyla giden bir kentlinin, bir an can ve mal güvenliğini tehlikeye atan bir sarı belediye otobüsünün şoförüne seslenmesi üzerine, kendisine verilen yanıt…
Hem kamusal şirket olmak hem de özel sektör özeninden beklenti, böylesine bir yanıt alıyor ise, hem özel halk otobüsçülerine de hem de minibüsçülere söz söyleme ve eleştiri hakkı ne derece olabilir?
Bir meslektaşımız, BURULAŞ döneminden ve sarı otobüslerdeki başlıca hatalı davranışları paylaşırken, halkın gözü, kulağı ve sesi olarak, belediyenin şirketini şiddetle eleştiriyordu.