Bursa Hakimiyet

“Doğanbey” dönüşümünde, bu da derneksel dönüşüm!

Osmangazi Belediyesi’nin Doğanbey kentsel dönüşümü, çok türlü sorun ve tartışmalarıyla gündemi meşgul ederken, ilginç bir yeni gelişme yaşandı.
Hak sahiplerinin sorunlarına çözüm ve beklentiler ile birbirleriyle iletişim ve paylaşımlarında, “çift başlılık” oluştu.
Konut karşılığı yerlerini devreden hak sahipleri adına, Ağustos 2008’de kurulan Doğanbey Kentsel Dönüşüm Bölgesi Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği var.
Halen Sinan Kangal başkanlığında yürütülen dernek, www.doganbeydernegi.com adresinden, internetle de iletişim ve paylaşım sağlıyor.
Dernek, yetersiz kaldığı, etkin olamadığı ve gerekli mücadeleyi tam yapmadığı gerekçesiyle tartışma konusu olunca… Şubat 2009’da kurulan www.tokidoganbey.com adresli internet sitesi de, kısa sürede adını duyurdu ve benimsendi.
Bölüşüm gerçekleşti!
Hatta…
Sonradan oluşan, Emrah Tepe ve Mehmet Aslan’ın başını çektiği alternatif platform adına, 22 Ocak’ta önemli bir yeni adım atıldı ve dernekleşme kararı alındı.
Bugün…
2 bin 500 dolayındaki hak sahibinin çıkarları için artık 2 derneğin varlığı söz konusu. İnternet sitesiyle başlayan süreç, temsilde tek vücut ve tek ses olabilmeyi dernekleşmeye de taşımak istiyor.
Mehmet Aslan’ın başkanlığını üstlendiğini Doğanbey Konutları Komşu Birliği Derneği’ne, internet sitesiyle de üyelik çağrısı yapıldı.
Hak sahipleri adına “tek gerçek çatı” vurgulanırken…
 Dernekleşme adımı da, ileride yaşanacak olası site yönetim sorunlarına karşı, birlik olabilmeyi de hedefliyor ve ayrıca “Gerçek hak sahiplerinin sesi" olmaya devam edileceğinden söz ediliyor.
Bu arada…
Doğanbey Kentsel Dönüşüm Bölgesi Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği’nin internet sitesinde, proje hakkındaki gelişmeler ve girişimler aktarılırken…
İnternet sitesinden yapılan açıklamada, alternatif platforma karşı hak sahiplerine bir mesaj verilmek isteniyor ve “Doğanbey Kentsel Dönüşüm Bölgesi ile ilgili tüm doğru ve kesin bilgileri, Doğanbey Kentsel Dönüşüm Bölgesi’ndeki toki daireleri ile ilgili son gelişmeleri, haberleri, toki daireleri ile ilgili görüntüleri sitemizden takip edebilirsiniz.” deniliyor.
Çift başlılığın rekabeti, elbette hak sahiplerine yarayacaktır.


BUSKi’den jet yanıt!

Nilüfer Belediye Meclisi’nde, içme suyuna ilişkin risk raporu henüz açıklanmadan, dün bu sütunlarda konuyu gündeme getirmiştik.
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi’nce (BUSKİ) jet hızıyla tarafımıza bir açıklama iletme gereği duyuldu…
Toplum sağlığı açısından içme suyu, özellikle şebeke dışındaki köyler açısından tartışmaya açılmasına rağmen, böyle bir durumun, gerçeği yansıtmadığı savunuluyor.
BUSKİ Genel Müdürü İsmail Hakkı Çetinavcı, ilçeye 295 kilometre içme suyu hattı ve muhtelif kapasitelerde 17 su deposu yapıldığını belirtiyor ve 36.8 milyon TL tutarındaki harcamaya dikkati çekiyor.
Gerçekleşen yatırımlar sonucunda 14 yerleşimin şebekeye bağlandığını, 5 yerleşim bölgesi için de (Badırga, Çatalağıl, Karacaoba, Fadıllı ve Akçalar) çalışmaların devam ettiği belirtiliyor.
Atlas, Ayva, Dağyenice, Güngören, Kadriye, Korubaşı, İnegazi, Kuruçeşme, Maksempınar, Unçukuru ve Üçpınar köylerinin, yüksek rakım gerekçesiyle henüz şebekeye bağlanamadığı, açıkça belirtiliyor. Ancak düzenli dezenfeksiyon yapıldığı vurgulanıyor.
Faaliyetler bildirildi.
Ayva’da, içme suyu şebekesi ve deposu yenilenecek. Korubaşı ve Kuruçeşme’ye yeni depolar yapıldı ve şebekeleri de yenilenecek. Atlas, Dağyenice, Güngören, Kadriye, İnegazi, Maksempınar, Unçukuru ve Üçpınar’da, şebeke ve depolar yenilendi.
Güngören, Ayva ve Korubaşı’nda, yağışlı havalarla gelişen bulanıklığa karşı, arıtma cihazları alım işlemlerine başlandı. Gölyazı’daki derin kuyusundan besleme yapılırken. Şebeke bağlanması için de, proje çalışmalarının devam ettiği açıklandı.
Çetinavcı, Dobruca İçmesuyu Arıtma Tesisleri’nde, saatlik, günlük, haftalık aylık ve 6 aylık dönemlerle içme suyunda kimyasal, biyolojik ve ağır metal analizleri yapıldığını da söylüyor.
Nilüfer ilçesinde, 2010 yılında 155, geçen yıl 190 ve geçen ay 15 numunede, kurum ve özel laboratuarlarla su kalitesinin hassasiyetle takip edildiği belirtiliyor. Yeni yerleşim bölgelerine yönelik olarak da, 34 noktadan tam otomatik dozlamayla dezenfeksiyon yürütüldüğü ve mobil ekiple görev yapıldığı da vurgulanıyor.