Bursa Hakimiyet

“Doğanbey” ihtilafında, resmi kurumlara yanıt!

Gereğini, ısrarla vurguladık.

Nihayet…

Bursa'nın tartışmalı projelerinden Doğanbey kentsel dönüşümü, ilgili resmi kurumların katılımıyla aynı masada ele alındı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın başkanlığındaki zirve toplantısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, bir araya gelmişti.

Ertesi günkü makalemizin başlığıyla “Çözüm ufukta!” diyorduk.

Yerlerini devrederek yeni ve modern konut bekleyişine giren hak sahipleri ve kentsel dönüşüme tereddütlü bakan diğer tüm kentliye, detayları aktarıyordık:

“Hak sahipleriyle imzalanan sözleşmelerde konutlara tanımlı metrekareler, eşdeğer bir imalatta, 2. fark ödemeyi gerektirmeden geçerli olacak.  Daha büyük metrekareli konut tercihi yapanlarda ise, metrekare birim maliyet tutarı üzerinden indirim söz konusu olabilecek.

Sözleşmeyle hükme bağlanan fiyat farklarının ödenebilmesinde, 1'den fazla konut hakkı olanlara, elindeki konut veya konutların karşılığında borç düşmesi sağlayabilecek.”

Ankara'daki görüşme masasında, projenin merkezi ve yerel yönetim kurumları vardı, ancak diğer 3. tarafı oluşturan hak sahipleri yoktu.

Büyükşehir Belediyesi'nin, toplantıyla aynı gün yayınlandığı açıklama ve bu sütunlardan aktardığımız detaylar…

“TOKİ Doğanbey” camiası adına yapılan değerlendirme, resmi kurumlara cevabi bildiriyle açıklandı.

Projenin, hak sahipleriyle de beraber üçlü ortaklıkla hayata geçirildiği vurgulanıyor ve “Yapılan tüm toplantıların hak sahipleri göz ardı edilerek yapılması, tüm hak sahiplerini rahatsız etmektedir. Bu tür toplantıların katılımcıları kim olursa olsun, hak sahiplerini temsil edecek kişilerin bulunmadığı toplantı kararları kabul edilemez. Bu toplantılar çözüm toplantısı değil çay sohbeti olmaktan ileri gidemez.” deniliyor.

Ankara'daki görüşmenin zamanlaması da eleştirilerek, “Bu yapılan toplantılar, gerçek hak sahiplerini temsil eden ve kendi seçtikleri temsilcilerin de katılımıyla uzun yıllar önce yapılarak olası tüm sorunlar engellenmeliydi. Şimdi yapılan toplantılar bile olması gerekeni karşılamadığı için geç kalınmış bir prosedürden ileri gitmemektedir.” görüşü savunuluyor.
Hak sahipleri adına, mağduriyet yeniden vurgulandı. Resmi kurumlardan çözüm beklentisinin kalmaması nedeniyle sürecin mahkemeye taşındığı da, özellikle anımsatılıyor.

Sonuç itibariyle…

İlgili resmi kurumlar, masadan çözüm düşüncesiyle kalktılar, ancak diğer resmi tarafı oluşturan hak sahipleri, böyle düşünmüyor. Söz konusu kurumlar, sürece eş zamanlı diyalog ve müzakere politikası yürütselerdi, belki çoktan asıl çözüme kavuşulurdu.