Bursa Hakimiyet

Garip ama gerçek!


Devletin kurumu!
Düşünün…
İle hizmet ediliyor!
Düşünün…
Yöneteni, protokolde!
Düşünün…
Yüksek rakımlı makam!
Düşünün…
Hoş makam odası var
Düşünün…
Yönetici asistanı var!
Düşünün…
Makam arabası var!
Düşünün…
İş üretiyor!
Düşünün…
Halk iradesiyle il yönetiyor!
Böylesine özellikleri ve koşullarıyla beraber, İl Genel Meclisi Başkanı Nedim Akdemir’i özetlemeye çalıştık, fazlası da vardır.
2012 yılı için…
Kurumsal 104 milyon TL tutarındaki bir bütçeyle çalışılırken, özellikle 75 milyon TL tutarındaki yol çalışması hacmine ulaşılmış olacak.
Merkezi yönetim kurumlarının yanı sıra, Bursa İl Genel Meclisi’nin 17 ilçeye yönelik hizmetleri için toplam 8 şantiyesi, yol ve inşaat çalışmaları için 22 iş aracı bulunuyor.
Tuhaf olan…
İl genel meclislerinde üye olarak yer alıp, ayrıca başkanlıklarını da yürütenlere, idari işleyişe ilişkin mevzuata göre maaş da yok, sosyal güvence de yok.
Sadece…
Aylık 5 oturuma katılım ve yönetim zorunluluğu nedeniyle oturum başına 300 TL olmak üzere, ayda toplam 1.500 TL alınabiliyor. Bu tutar da, üst sınır oluyor.
Elbette ki…
Kamusal hizmetleri yürütenler, devlete ve topluma hizmet ediyorlar, emeğin karşılığı, para ve zamanla ölçüt alınamaz, ancak…
Valiler ve farklı çeşitli mesleklerden görevlerine seçilen belediye başkanları, maaş alıyor ve sosyal güvenceye de sahip bulunuyorlar.
Bu makale, Akdemir’in hoşuna gitmeyecektir. Çünkü özlük haklarını konuştuğunu, yorumladığını duymadık ve duymak da pek mümkün olmayacaktır.
İl genel meclisleri, büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde, kapatılma süreciyle ele alınıyor. Bursa’da varlığı ve hizmetleri, hakkıyla anlaşılamadan da, kapatılmak üzere…
Bugün…
“Kamusal tuhaflığın böylesine!” dedirten, bir başka ilginç Türkiye gerçeğinden söz etmek istedik. Akdemir’in yanlış anlaşılmaması için de, bu sözlerle nokta koymuş olalım.

“Yıldırım” hızıyla!

Geçen hafta…
İzmir- Ankara karayolu!
Gündüz vakti!
Orta şeritten gidiyor.
Hızlı…
Sol şeride geçmek istiyor.
Hızlı…
Hemen önündeki taşıta, farlarını yakıyor.
Uyarıyor!
Yani…
“Önümden kaç!”
Pardon…
“Öne geçebilir miyim?”
Sonra…
Sol şeritte seyrediyor.
Hızlı…
Dün…
Aynı taşıt!
İzmir- Ankara karayolu!
Gündüz vakti!
Orta şeritten gidiyor.
Hızlı…
Sol şeride geçmek istiyor.
Hızlı…
Hemen önündeki taşıta, farlarını yakıyor.
Uyarıyor!
Yol verilmesini istiyor.
Yani…
Pardon…
“Öne geçebilir miyim?”
Sonra…
Sol şeritte seyrediyor.
Hızlı…
Yıldırım Belediyesi’ne hizmet eden bir çöp kamyonundan söz ediyoruz.
Acaba…
Bu da, yıldırım hızıyla hizmet mi oluyor?