Bursa Hakimiyet

Güler’den, Cumhurbaşkanı’na mektup!

Türkiye ve toplumu için hizmet ve projelerin de öncesinde, bazı önemli temel durum ve kavramlar da, önemseniyor.
Adalet, eşitlik ve emeğin hakkı, kamuoyunda yıllardır konuşuluyor ve de vurgulanıyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Hukuk Devleti ilkesi var, ancak hak arama ve karar süreçleri, sıkıntılı ve özellikle yavaş oluyor.
İşte!
Gemlik Belediye Başkanı Fatih Mehmet Güler’in başına gelenler…  
Yerel seçimlerden 2 yıl sonra; Mart 2011’de açığa alınan Güler, 2 yıldır görevi başında yok ve kamuoyu önünde zor duruma düşmüş oluyor.
Kamuoyu önünde, 2 yıldır “Suçlu” yaftasını taşıyan bir duruma düşen Güler, Türkiye’deki “Demek ki, var bir şey…” ön yargısıyla da zor durumda kalıyor.
Milletin seçtiği belediye başkanları için hızlı idari yargılama yapısının ve sürecinin oluşturulması gerekiyor.
Güler’le konuştuk!
Yargılanmaktan çekinmiyor, çünkü böylelikle elbet haklılığının da ortaya çıkacağını vurguluyor.
Ailece yaşadıkları ve kamuoyu önündeki yanlış algılanma ise, bu süreçte, kendisini derinden üzüyor. CHP’nin süreçten soyut davranması, üzüntüsünü artırıyor.
Durumunu, yargısız infaz olarak değerlendiriyor.
Güler, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e iletmek için Ankara’ya 7 sayfa mektup gönderdi.
Önsözünde, “Devletimin en üst makamındaki, doğruları savunan dürüst, ahlaklı, namuslu ve vicdanlı bir kişi olmanız, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye olan inancınız ile adalet anlayışınız nedenleriyle yaşadıklarımı size aktarmak istedim.” diyor.
Gemlik’in Umurbey beldesiyle başlayan belediye başkanlıklarını ve açığa alındıktan sonra, idari ve adli yargılama sürecinde de, kendi lehindeki önemli gelişmelere dikkati çekiyor.
“ihaleye fesat karıştırma” suçlamasını, üzüntü ve hayretle karşılarken, suçsuzluğu için bazı önemli hususları, detayları anlatıyor.
Süreç itibariyle “Yargısız infaz sonucunda birçok kişi aslında cezalandırılmıştır. En büyük ceza da aileme kesilmiştir.” şeklinde görüşünü iletiyor.
Açığa alındıktan sonraki süreçte, Gemlik Belediyesi’ndeki bazı gelişmeleri ve yansımalarını da kaleme alırken, 10 ay süreyle hukuksuz şekilde başkanvekilliği yürütüldüğünden de söz ediyor.
Güler, “Gemlik Belediyesi’nde yönetime el konulduğu” yükleminde bulunurken, “Eğer sandık demokrasinin namusu ise, Gemlik’te demokrasinin namusu kirletildi.” ifadesini kullanıyor.
Türkiye’nin temel ve önemsenen değerleriyle bağdaşmayan durumla karşı karşıya kaldığını vurguluyordu ve “Milli iradeye saygı duyulmadı. Sandıkla gelen, sandıkla gitmedi.” yorumunda bulunu-yordu.
Çeşitli iddialar, tartışmalar ve yargılama süreçleri itibariyle bazı belediye başkanlarının görevlerine iadelerinin yapıldığını da örnekliyordu.
Gül’e, “Hukuk devletiyle bağdaşmayan, mahşeri vicdandan dahi uzak ağır hukuksuzluk yaratan durumun bir an önce sona erdirilmesi için gereğini saygılarımla arz ve talep ederim.” diyor.
Son satırlarında, “Bu mücadelede bana en büyük gücü de aileme bu zulmü yapan zalimlerden bu dünyada hesap sorulmasa bile ahirette hesap sorulacağı inancıdır.” sözleriyle de dikkati çekiyor.
Tepkisini göstermek için Gemlik’ten Bursa’ya protesto yürüyüşü yapan ve basın açıklamasıyla da noktalayan Güler, şimdi de, Ankara’ya yürümeye hazırlanıyor.