Bursa Hakimiyet

Hadi hayırlısı!

“Doğal ve kültürel zenginliğini koruyan ve yaşatan, sektörel çeşitliliğini; insan, çevre ve bilgi odaklı geliştiren ve yöneten, rekabet gücüne sahip, yenilikçi, yaşam kalitesi yüksek, güvenli ve bölgesinde öncü Bursa…”
Yukarıdaki cümle, 2030 yılı öngörüsüyle yeniden ele alınan Bursa İl Çevre Düzeni Planı’nın vizyon sözü…
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, görev alan akademisyenlerin de katılımıyla basın toplantısı düzenledi. İmar ve planlamada, güncellenen ana ilkeler açıklandı.
Vizyon ve yol haritası gereğinden söz etmesiyle dikkatleri çeken AK Parti İl Başkanı Sedat Yalçın’a yine yanıt verilmek istenen bir zamanlama vardı, sanki…
Yürürlükte bulunan 2020’ye yönelik uygulama, hazırlık ve karar süreciyle heyecan yaratıştı, ancak… Siyasi iradenin göz ardı ettiği ve zamanla da kevgire dönen imar anayasası…
2030’a ilişkin esaslar, daha da heyecan veriyor. Bursa’nın potansiyelini gözeten, hedeflerine yaklaştırmak ve adımlarını güçlendirmek isteyen ilke bütünlüğü getiriliyor.
Yürürlükteki uygulamanın deneyimi nedeniyle de, elbette tereddüt yaşatan yeni ve umutlu başlangıç…
Taslak, Büyükşehir Belediyesi’ne yaz aylarında teslim edilmişti. Belediye Meclisi’nin komisyonunda ise, son şekli henüz yeni verildi.
Tereddütten söz ettik, ancak henüz taslak durumundayken bile, delindiğini okuduk.
Hükümet, 2B olarak bilinen orman arazilerini çoktan beri satışa çıkardı, ancak yeni imar anayasasında ise, “2B alanlarının mevcut durumunun tespit edilmesi ve doğal özeliğini yitirmemiş olanların, orman arazisine kazandırılması için çalışmalar yapılması…” deniliyor.
Karacabey ve Mustafakemalpaşa’da, sanayileşme baskısı ve yapılandırmaları olurken, aksine tarımsal kimliğe ve sanayileşmesine değiniliyor.
Orhangazi, Yenişehir ve İnegöl’e de, tarımsal nitelik gözetiliyor. İnegöl için mobilyacılık, yine vurgulanırken, Gemlik’e lojistik merkez fonksiyonu ağır basıyor. Tarihi kimliği nedeniyle Mudanya’yı olumsuz etkileyebilecek uygulamalardan kaçınılması önemseniyor.
Kentsel dönüşümlerin, farklı yerlerde parçalı olarak değil, bütünsellikle gözetilmesi öngörülüyor.
Dağ ilçelerine, tarımsal ve kırsal odaklı kalkınma öngörülüyor. Çevresel tahribata karşı, yoğunluk nedenlerinden kaçınılması isteniyor.
Uludağ’ın potansiyeli nedeniyle Doğa Sporları Olimpiyatları ve İznik’in yanı sıra, Uludağ ve Tirilye’yle de beraber inanç turizmi rotasından söz ediliyor.
Yürürlükteki imar anayasasında, Kestel’e başlatılan Bursa Sanayi Sitesi ve Nilüfer’de izni verilen çimento fabrikası da yoktu.
Zamanla dava edilen değişiklik ve uygulamalar oldu. Taşkın alanlarına da planlama yapılabildiği gibi, böyle alanlara merkezi yönetimden proje bile gündeme geldi.
Dün, imar ve planlamanın bilimini yürütenler adına da konuşmalar yapıldı, ancak… Kamusal yönetimi elinde bulunduran siyasi iradeye yönelik olarak, bilimci temennisi veya uyarısı da yoktu.