Bursa Hakimiyet

Lale için İstanbul başka, Bursa başka konuşuyor!

Bursa’daki lale gündemi…        
Hayret ediyoruz. İnanmakta zorlanıyoruz.
Valilik tarafından ilan edilen şehir logosu için öncesiyle ne şehir halkına ne de şehir halkının oluşturduğu belediyenin meclisine düşüncesi sorulmadı.
Bir kentin vitrinine, kapağına işlendi.
Valilik tarafından başkanlığı yürütülen Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin çalışmalarının ve aldığı kararının öne sürülmesi, ne kadar tartışılmayı gerektiriyor ise…
Yürütülmesi için oluşturulan dayatma politikası da, o kadar tartışılmayı gerektiriyor ve hem hukuk devleti ilkesi hem de önemsendiğinden söz edilen demokrasiyle bağdaşmıyor.
Diyoruz…
Lale, Bursa’yı anlatmıyor.
Barındırdığı medeniyetler ve Osmanlı Devleti’ne ilk başkentliğinden alınan güçle laleye sahiplenme olduğunu ve kenti anlatmak için ancak anlamlar yüklenen lale logosunu görüyoruz.
Bursa Kent Konseyi’nde konuşuldu.
Geneli itibariyle…
Eleştiri vardı.
Bursa sevdalısı ve Bursaspor’un amigosu Ardiles bile konuşma ihtiyacı görüyor, Yeşil Türbe’nin yeşili, Uludağ’ın beyazı olmadan Bursa logosunun olamayacağını söylüyordu.
Havlularıyla ünlü Bursa’da, Karagöz ile Hacivat’ın işlendiği havluyu görmememiz normal, ancak lalelerin de işlendiği bir havluda İstanbul yazdığını görmeyi yadırgadık. 
Bursa Valisi Münir Karaloğlu, logoyu temel unsur alan lalenin, Bursa’dan Osmanlı coğrafyasına yayıldığını söylese de, İstanbul’un bir söylediği var.
İstanbul için…
Lale kenti vurgusunun yapıldığı bir açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın bir açıklamasını gündeme getirelim.
Diyor ki:
“Ama çok şükür ki tarihi mirasımızı korumak vizyon ve misyonuyla hareket eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, 10 yıllık hizmet dönemimizde laleleri gerçek vatanına yeniden kazandırdık. 
Milyonlarca lale soğanını, anavatanı olan İstanbul toprağıyla buluşturduk.  Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalarla İstanbul artık kendi lalesini kendisi üretir hale geldi.”
Şimdi…
İstanbul’u yönetene cevabı, Bursa’nın Valisine düşüyor.
Bursa Valiliği’nin logo zorunluluğuna ilişkin yeni bir genelgesiyle “Bu genelge hükümlerine uymayan kurumların yazıları imzalanmayarak, iade edilecektir.” dediğini, CHP gündeme taşımıştı. 
Meşruluğu da tartışılan yeni logonun Hukuk Devleti’yle bağdaşmadığını da gündeme getiren bu gelişmenin, parlamentoya taşınacağı konuşuluyor.

Bursa’yı logo kurtarmayacak!

Bursa’nın tartışmalı şehir logosunu, tanıtımda ve turizmde bütünsel bir önemle unsur veya sihirli değnek görmek, yanılgı olacaktır.
Bursa Valiliği ve öne sürdüğü Bursa Kültür Tanıtma ve Turizm Birliği, kente bir logo üretilmesinden ve dayatmasından önce, öncelikle sorumluluk alanındaki faaliyet ve mekanları düşünmesi gerekiyor.
UNESCO Dünya Kültür Mirası’na giren Bursa’nın bunu sağlayan unsurlarından olan Sultan Külliyeleri arasında, Yeşil de bulunuyor.
Yeşil semtindeki Bursa Türk İslam Eserleri Müzesi’nin perişanlığı ve atıl durumu, bakanlık ve yerel teşkilatı açısından, Bursa Valiliği’nin üzerine düşeni yapabilmesini gündeme getiriyor.
Logoya ana tema yapılan lalelerin işlendiği tarihi eserlerin, sergi ve depolardaki durumu, koşulları ve kaderine terk edilip edilmedikleri açısından, tespit ve halka açıklama yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bursa’nın turizmine, müdürsüz müdürlük!

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Bursa’daki il müdürlüğü, yıllarca aynı müdürün yönetimindeydi. Yönetimsel dönem olarak, faaliyetsel tartışmalar gündemden düşmedi.
Müdürün görevden alınışından, belirli bir üre geçti. Henüz yerine resmen atama yapılıp yapılmadığına ilişkin bir gelişme de olmadığını biliyoruz.
Turizm için iddia ortaya konuluyor.
Yerel yönetimin gıyabında…
Logo açıklanıyor.
Başlıca öneme sahip Türk İslam Eserleri Müzesi’nin de, çağın gerisinde kaldığını görüyoruz.
Durum…
Devletin işleyişinde, çelişkiler görüyoruz.