Bursa Hakimiyet

Ne olacak, bu trafiğin hâli!

Çok konuşuluyor. Trafik sorunu…Kamusal yönetimin denetimi, yaptırımı ve çözümü tam getirmemesi, toplumun da alışkanlıkları ve hatalı davranmasına dayanıyor.
Aslında…
Herkes, sorumluluk taşıyor.
Bursa’da çok büyük harcamalarla yapılan bat-çık kavşaklarının altındaki trafik akıyor, üstünde düğümler oluyor.
Orhaneli Kavşağı, Yüksek İhtisas Kavşağı ve Erikli Kavşağı, noktasal olarak çok önemli işleve sahipler, ancak üstü bunaltıyor.
Doğrusu…
Tam yonca yapılmalıydı.
Veya…
Kısmi viyadük planlansaydı.
Davranış hataları…
Türkiye’de, emek kutsaldır.
Böyle duruma rağmen…
Minibüs ve halk otobüsçülerine tepki ve karşıtlık da, trafikte ve müşterilere hatalı davranışlardan kaynaklanıyor.
Birilerinin hatası, tümünü zor duruma düşürüyor.
Böyle olunca…
Emeğin ve hakların mücadelesini veren esnaf meslek odalarının işi de zorlaşıyor, gelecek sorunu gündeme geliyor.
Diğer sürücüler…
Bugün…
Savaştan ve terörden çok daha fazla can ve mal kaybı, sürücülerin kuralları hiçe saymaları nedeniyle trafikte yaşanıyor.
Saygı; sevgiyi ve sevgi de; beraberliği güçlendirir. Trafikteki hatalı davranışa dayalı sorunlar da, ancak böyle olguyla önlenir.

ATATÜRK'ÜN TÜRKİYE'Sİ…

Bugün…
19 Mayıs.
Milli mücadeleyi başlatan, egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olduğu ve cumhuriyetinin tesis edildiği günün yıldönümü…
Yine…
Atatürk konuşulacak.
Keşke…
Atatürk’ün çizdiği yol ve hedeflerle onlarcı yıl tam yürümüş olsaydı, bugün farklı olurduk.
Büyük Önder’in veciz konuşmalarını ve nasihat gibi sözlerini tekerrür etmek, çözüm olmayacaktır.
Düşünce ve davranış gerektiriyor.
Dünyanın savaşından yenik çıkan Almanya ve Japonya, muasır medeniyete varma yolunda, Türkiye için için de hedef kıstas gösteriliyordu.
Onlar yükseldi, biz çok gerilerde kaldık.
1938’in sonrası…
Atatürk’ün manevi kızı merhum Ülkü Adatepe’nin, kendisiyle röportajımda ifade ettiği üzere…
“Atatürk’ten önceki Türkiye ve Atatürk’ten sonraki Türkiye var. Keşke de, ömrü uzun olsaydı.”

MARKA KENT OLMAK…

Marka kent…
Kulağa hoş geliyor.
Sadece…
…Ve!
Özellikle…
Belediyelere değil, halkın kendisine de görev düşüyor.
Bugün…
Tarihi han ve çarşıları dolaşırken, ardı ardına restore edilen ve yeniden doğan bir Osmanlı kentindeyiz.
Bu işler kolay olmuyor.
Esnaf, kenti sahiplenmeli.
Böyle derken…
Satılan ürünlerin teşhirleri için kapı önleri de bir yana, dış cephelerin bile kullanılması, tarihe karşı sorumluluk sorgulaması gerektiriyor.
Bursa’nın yerel yönetimi, İstanbul gibi dünya kentinin ünlü Mısır Çarşısı’ndan Mahmutpaşa ve Sirkeci’sine yapılmayan kadar, bir kenti canlandırıyor.
Kıymet bilinmeli.