Bursa Hakimiyet

Nereden nereye!..

Yıllar çabuk geçiyor.
Anılar artıyor. Geçmişe özlem oluşuyor ve pekişiyor. Böylesine durumlarda daima önce “Nereden nereye…” diyoruz, sonra da, “Bir zamanlar…” duygusuyla başlıyoruz, anlatmaya…
Büyükşehir Belediyesi'nin başlı başına özel bir kentsel kültürel yayın politikası oluşturması, geliştirmesi ve eserler kazandırmaya başlaması, fiziki projeler kadar önemli ve devrim niteliğindedir.
Kendisini anlatabilen kent, yerel halkı tarafından sahiplenme güdüsü ve turizmde fark edilme ilgisiyle karşılaşır. Kendi sorunlarını aşılabilmesi ve hedeflerine varılabilmesine de güç verir.
Büyükşehir Belediyesi'nin “Bursa'nın tarihi mahalleleri” adlı eserleri, kentin yüzeysel tanıtımını yapmaz, hayatını ve ruhunu, dokusu ve yaşayanıyla günümüze taşır ve gelecek kuşaklara aktarır.
Kentin başarılı edebiyatçılarından, bir kent sevdalısı Nevzat Çalıkuşu, Yeşil semtiyle ilgili yeni yayına kendisi de katkıda bulunurken,  alıntılarını Facebook'tan da paylaştı.
Yeşil'i anlatırken…
“Delikanlılık yıllarımızda Yeşil Kahveleri en çok vakit geçirdiğimiz mekânlar arasındaydı. İki adet kahveden doyumsuz Bursa ovası manzaraları izlenirdi.” diyor.
Ayrıca…
Edebiyatçı ruhunu da yansıtıyor ve “Güzelim bahar ve güzelim Yeşil. Bursalı olup da Yeşil'i sevmemek olur mu? Bahçe kahvelerinden ovayı seyredip de duygulanmayan şair düşünülebilir mi?” diye soruyor.
Türkiye'nin 5 şehrini kaleme alan Ahmet Hamdi Tanpınar, Bursa'ya birkaç kez gittiğini vurgularken, kendisini, büyük bir hayranlık duygusuyla konuşur.
“Zaman mefhumunu adeta kaybettim ve daima, bu şehre ilk defa giren ve ona yeni baştan bir Türk şehri olarak kuran dedelerimizin yaşayışlarındaki halis tarafa hayran oldum.” demiştir.
Ünlü gezgin Evliya Çelebi tarafından “Ruhaniyetli şehir” olarak yorumlanan Bursa, aradan geçen yüzyıllar ve geçen yüzyıldan da, bugünlere…
Sanayileşme ve kentsel sorunları tetikleyen iç göçle beraber, Bursa'nın değişimi, baş döndürüyor.
Tarih sahnesindeki ünlü isimlere, özellikle edebiyatçılara ilham veren bir Bursa, yine de, bir başka güzel…
Günümüze kadar, görkemi veya kalıntılarıyla varlığını sürdüren tarihi yapıları ve yerleşim düzeni, yerel yönetimlerce ardı ardına eski görüntülerine kavuşuyor, ruhlarıyla geri getiriliyor.
Geçen hafta açıklanan “UNESCO Dünya Mirası Listesi” adaylığı, tarihsel bir milli ve yerel gerçeğin, günümüzün evrensel normlarıyla tescil edileceği yolun başlangıcı olacaktır.


“Doğanbey” yorumları…

Doğanbey kentsel dönüşümündeki yeni gelişmeleri kaleme alırken, merkezi ve yerel yönetim merkezi çözüm ve müjde açıklamaları yapıldı. Konutların, ne zaman teslim edileceğine merak da, yoğunlaştı.
Hak sahipleri camiasında, yine hayal kırıklığı ve eleştiri açıklamaları gelirken, makalemiz sayfasına ilginç yorumlar bırakılıyor.
Yorumlardan biri,  “Durmak yok, ah demeye devam.” Siteminde bulunuyor. Bir başka yorum, “Soğuk karlı günler geçiriyoruz. Ve yine soğuk karlı günlere yaklaşırken evlerimizin anahtarlarını alacağız anlaşılan.” görüşüne yer veriyor.
Ankara'daki kurumlar arası mutabakat, nihai çözüm olarak da görülmüyor ve sessiz kalınmayacağı vurgulanıyor.
Eldeki sözleşmeleri, haklılıklarına temel belge olarak gösteren bir hak sahibi de, “Bunda, çözülecek bir şey yok, elimizde muvafakat senetleri var bundan başka çözüm aramasınlar.” diyor.
İlgili tüm resmi kurumlarla Ankara'da yapılan toplantıya, hak sahiplerinin davet edilmemesi de eleştiriliyor. Haklılık ve mağdur edilmiş olma gerekçesiyle kurulan internet sitesi de hatırlatılıyor.