Bursa Hakimiyet

Rezalete son verin!

Sorunları konuşmak için…
Can mı gitsin?
Çözümleri konuşmak için…
Canlar mı gitsin?
İncirli Caddesi’ndeki tramvay seferleri, bir canın gitmesine neden oldu. Daha önce hasarlı ve yaralamalı kazalar oluyordu, ancak şimdi can kaybı yaşandı.
Bütüncül nedenler var!
Nedeni,  sadece işleyen tramvay, etraftaki taşıtlar ve yayalardan ibaret görmek ve bunlar arasından suçlu veya suçlulara kafa yormak, temel yanlış olacaktır.
Öncelikle…
Raylı sistem, günlük hayatı biçimleyici etkendir.
Kamusal yönetim; gerekli düzeni tam sağlamıyor ve ayrıca denetim, uyarı ve müdahil uygulamalar yürütmüyor ise, tramvay, en başta yönetimsel nedenli kâbus gerçeğidir.
Özel taşıt, otobüs, taksi ve dolmuşların yoğun şekilde kullandığı, üstelik dar bir caddede, tramvay bir risktir.
İncirli, böyle durumda!
Dahası…
Esnafın, kaldırımları ve yol kenarlarını işgal etmeleri, kamusal yönetimin ilgisizliği ve umursamazlığıdır.  Yayalar, kaldırımda yürürlerken ve karşı tarafa geçerlerken de, zorlanıyorlar.
Tramvay işlerken…
Yayalar, can güvenliği sorunu yaşıyorlar. İncirli’deki can kaybıyla da, bu durum gündeme geldi.
Dingo’nun ahırı düzeni!
İncirli’deki tramvayın son durağında, kiralık taşıt ticaretinin yapılıyor ve tramvay da, yolculara da zorlanıyor.
Böylesi durum, rezaletin boyutunu gösteriyor.
Bugün…
Büyükşehir Belediyesi, ilgili mevzuat gereğince, kentin ulaşım politikası ve yönetiminin başında bulunuyor. Kendisine ait ulaşım şirketiyle de artık iyice ağırlığını koydu. Emniyet Müdürlüğü de var.
İşyerlerinin önlerine ve yol kenarlarına, beyaz eşya ve kanepeler koyanlar kadar, iskemlelerle de özel otopark işgali yapılıyor.
İncirli Caddesi’ndeki rezalet, Tayyareci Mehmet Ali Caddesi’ni de kapsıyor ve Ertuğrulgazi Meydanı’na kadar da, uzanıyor.
Valilik ve belediyeler, “Yaşanabilir Bursa” ve “Marka Kent” söylemleriyle tüm kent halkına görev ve sorumluluk düştüğünü söylüyor, ancak…
Devlet kurumları, kendi yapamadığına ve yapmadığına bakmalıdır.
Gelişmiş ülkelerde, ciddi para ve hapis cezaları uygularken, düzenli kent hayatında, bilinç sahibi olabilmek kadar, ceza da etkendir. Bu ülkelerde, kurallar bütünlüğü ve riayeti vardır.
Türkiye ise, kendisine özgü koşulları ve düzeniyle yine orijinal bir ülke olmaya da devam ediyor.