Bursa Hakimiyet

Sanki okul değil, kışla!..

Demokrasi, özgürlük ve yaşamsal haklar için önemli adımların atıldığı ve gelişmelerin kaydedildiğinden söz edilirken…
Düne odaklandık.
Yeni eğitim ve öğretim dönemi başladı.
Bazı okulların yanından ve çevresinden geçerken, bahçelerinden duyduklarımız nedeniyle tepkisel düşünce içerisindeydik.
Asker vesayetine son ve-rilen ve artık siyasetin, hükümet işleyişinin ve günlük hayatın sivilleştiğini konuşan Türkiye’de, okulların kışla gibi olmasını da istemiyoruz.
İlk günün de ötesinde…
Derse giriş saatlerinde bahçelerinde toplanılan okullarda,  kışlayı andıran ses tonu ve ortamın yaşanmasını doğru bulmuyoruz.
Yönetimsel olarak, öğrencilerin dis-ipline edilmeleri ve hizaya getirilmeleri için yüksek ve sert ses tonuyla hitap edilmesine son verilmelidir.
Yeni okullu ve gençliğe adım atmak üzere olanlar… Kışlada komutanların erlerle konuşması gibi, davranışla karşı karşıya kalabili-yorlar.
Böylesi durumlar, genelde özel kolejlerden ziyade, devletin kendi eğitim ve öğretim kurumlarında oluyor ve yıllardır yaşanıyor.
Bursa Valiliği’nin, tüm okul müdürlüklerini genelgeyle uyarabilmesi ve kışla gibi okullara son verilebilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Tayan’dan “milli” eleştiri!

Bursa’nın deneyimli, duayen siyasetçilerinden; CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, dün Bursa Hakimiyet’e konuk oldu.
Daha önce…
Milli Eğitim’e de Bakanlık yapan Tayan, yeni eğitim ve öğretim döneminin ilk gününde, hükümetin milli eğitim politikasını değerlendirdi.
Öncelikle…
“Milli Eğitim’in Milli’si gitti.”
Ardından…
Eğitim ve öğretim sistemindeki sık değişiklikleri eleştiriyor.
Yaşanan tartışmalar, soru işaretleri ve mağduriyetlerden söz ederek, “Öğrenciler şaşkın ve veliler çaresiz.” diyor.

Zil çaldı...

Okullar açılınca, öğrencilerin, kıyafet ve davranışlarıyla kendi üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirebilmesi gerektiğinden de söz edelim.
Etrafımızdaki öğrencilerin arasında, kıyafetlerine gereken dikkat ve özeni göstermeyenlerin bulunduğunu görüyoruz öğrenci ve hangi okullu oldukları anlaşılmayabiliyor.
Toplu taşıma araçlarında, ayakta zor duran yaşlılara duyarsız kalan, sırtlarındaki çantalarla kendi etraflarına rahatsızlığı umursamayan ve yüksek sesle konuşan öğrencilik…
En iyi eğitimi alabilme gerekçesiyle çocuklarını okula götüren, ancak trafik kurallarına uymayan ve gelişigüzel otopark yapan büyükler de, önemsediğimiz ayrı bir tartışma konusudur.

Bursa’ya trafik
denetimi şart!


Okullar açılınca…
Sabahın erken saatleriyle beraber, Bursa’da trafiğin hem özel taşıtlar hem de toplu taşıma araçlarıyla çile olduğunu vurgulayalım.
Trafik sorununda, sürücülerin birincil neden olduğunu yaşıyoruz. 
Başlıca güzergah ve kavşaklarda, İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekipleri ve polislerin görev yapması gerektiğini düşünüyoruz.  
Kamyon ve TIR’larına, Ankara-İzmir yolunda geçiş yasağını genişletmek bir yana, kısıtlamaya uyulmadığını da görüyoruz. Bursa’nın 2 çevre yolu var, ancak yakın olanını veya İzmir-Ankara karayolunu kullanma davranışı nedeniyle çifte önlem ve çözüm de, tam işlemiyor.