Bursa Hakimiyet

Tehlike büyük, ancak ciddiye alınmıyor!

Çabuk unutuyoruz.
Ciddi can ve mal kaybına neden olan Marmara Depremi’nin bu yıl 15. yıldönümü olacak.
Yıllar geçtikçe…
Bazı uygulamalarla önlemler alınması hedefleniyordu, ancak yasama ve mevzuat işleyişi daima tartışılıyor.
Asıl önemli olan…
Toplumsal bilinç!
Ne yazık ki…
Doğal afet sigortası olarak başlatılan bir güvence uygulaması bile, yaygınlık kazanabilmesi için kampanya konusu oluyor.
Yerel seçim dönemi nedeniyle muhalif siyasi partiler de, adaylarıyla sahalara çıkarken, kamusal sorumluluk taşıyorlar.
Halkın öne sürdüğü sorun ve beklentilerine bakıldığında, hayrete kapıldığımız istekler görüyoruz.
İmar sorunu söyleniyor.
Zaten…
Birkaç katlı duruma gelen ve bölgesine göre kaçak olabilen binalara, ek inşaat hakları isteniyor.
Mühendislikten, bilimden yoksun binaların üzerine katlar çıkabilmek ve böylece ihtiyaç da bir yana, cazip kazanım düşüncesi bulunuyor.
Hatta…
Bir yakınma da, çok ilginç!
Kaçak sokaklar nedeniyle zamanla kaçak mahalleye dönüşülen bir bölgeye, muhalif bir siyasi partinin heyeti gider.
Bölge halkı, hem ek yapılaşma hakkı hem de cazip kentsel dönüşüm beklentilerini anlatır.
Yanı sıra…
Altyapı hizmeti veren kurum ve kuruluşlarca, yollarda sıklıkla kazılar yapıldığı gerekçesiyle de şikayetçi olunur.
Yani…
İmar planı bulunmayan, dolayısıyla hizmetin götürülmediği yerlere, kaçak binalar yapılıyor.
Sonrasında ise, hizmet için ortalık ayağa kaldırılıyor ve plansız bir bedeli olan altyapı kazıları da, eleştiriliyor.
Bursa, kaçak yapılaşmayla büyürken, kaçak inşaatları önceleri “Oturacak bir evimiz olsun”  diye yapanlar, zamanla katları da çıkıyor.
Evler kondurulurken…
Ulaşım koşulları, çocuklara okul ve oyun bahçesi, otopark ihtiyacı ve kaldırımlar düşünülmüyor.
Yanı sıra…
Voltaj düşüklüğü gerekçesiyle cihazlarının bozulduğunu söyleyenler, yapılaşmanın yoğunluğu nedeniyle trafonun çökebileceğini de düşünemiyorlar.
Yaşanabilir kent koşulları, en başta yaşayanların kurallara, düzene uymalarıyla sağlanır.
Siyaset, oy uğruna kentsel düzenini bozacak söylemlerden kaçınmalıdır ve kendi kamusal sorumluluğunu yürütmelidir.
İmar ve kentsel dönüşümde, mavi boncuk dağıtır gibi siyaset anlayışı, kamusal bir yönetimin başına talip olma durumuyla çelişki oluşturacaktır.

YENİDEN ADAY!

Büyükşehir Belediyesi’yle ihtilaflı Bursa Özel Halk Otobüsçüleri Odası’nda, kendi sandık süreci yaşanıyor.
Açıkçası…
Boy hedefi durumundaki Bursa Özel Halk Otobüsçüleri Odası Başkanı Ramazan Umur, görevine yeniden aday…
9 Şubat’taki kongre için kendisinden emin ve soğukkanlı olarak, “Ne yapıyorsak ve ne diyorsak, esnafımın çıkarları ve mağduriyetinin giderilmesi içindir.” şeklinde konuşuyor.
Büyükşehir Belediyesi’ne yakın kaynaklar, seçimlere Umur’un aleyhinde müdahil olma iddialarına karşılık, “Böyle bir şey, düşünülemez ve yapılamaz” yorumuyla dikkati çekiyor.
Umur da, yerel yönetimin müdahale iddialarına itibar etmeyerek, “Yerel yönetim ve ulaşım şirketiyle görüş ayrılığımız ve beklentilerimiz olsa da, kongremize, kendi iç işlerimize karışabileceklerine ihtimal dahi vermiyorum.” diyor.