Bursa Hakimiyet

Trafikte, bu da bir çile!

Bir zamanlar…
Bursa’da nüfus ve özel taşıt, lükstü. Belediyenin otobüsleri ve dolmuşlar, vazgeçilmez oluyordu.
Trafik polisleri, işbaşındaydı.
Bugün…
Nüfus 2.5 milyonu ve dolayındaki taşıt sayısı da, tüm türleriyle 250 bini aştı.
Sürücülerin tehlikeli ve hatalı davranışlarıyla da beraber, ciddi trafik sorunu yaşanıyor.
Başlıca, kritik ve sorunlu cadde ve kavşaklarda, aksine trafik polislerini düzenli ve sık göremiyoruz.
Denetim ve yaptırım korkusu, sabit hız ve kırmızı ışık denetim kameraları dışında olmuyor.
Sabit kameralarla geçen yıl 50 milyon TL dolayında ceza kesilirken, mobil kameralı denetim aracına, hayırsever desteği bekleniyordu.
Trafik otoritesi, başlıca cadde ve kavşaklarda olmalı. Megafonlu uyarı ve siren çalmak, denetim otosunu kenarda tutmak, tam çare değildir.
Gereken, cezai işlemdir!
Merkezi denetim sistemiyle kolayca milyonlarca TL ceza geliri sağlanırken, tahsilâtı ise, vatandaşa öyle kolay olmuyor.
Ceza ödenecektir, ancak…
Öykü şudur…
Para cezası tebligatı için giden postacı, evde kimse olmayınca, bilgi ve davet pusulası bırakır.
Tebligat, muhtarlığa bırakılmıştır.
Sürücüye verilir.
Birkaç gün sonra…
Sürücü, para cezasını tanınan 15 günlük yasal süresi içerisinde indirimli ödeyebilmek için banka şubesine varılır.
Görevli, kayda rastlamaz.
Vergi dairesine gidilir.
Oradaki görevli de, ceza kaydı olmadığını söyler.
Ayrıca…
Cezai işlem belgelerinin getirilerek, tahsilât yapılabilmesi için kaydın elden yapılabilmesi gerektiği vurgulanır.
Yani…
Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası ve plaka, işe yaramaz.
Çünkü…
Trafik kurumu, cezai işlemi, paylaşımdaki sisteme girmediği için bankalar ve vergi bürolarında gözükmez
Elektronik hizmette, çağın ve Türkiye’nin kaydettiği ilerlemeyi, hükümet politikasını dikkate alırsak, hayret ediyoruz.
Cezai işlem belgeleri vergi bürosuna götürülünce, tahsilâta ilişkin sisteme elden girişi yapılır ve para cezası da, tahsil edilir.
Para cezası için itiraz veya indirimli ödeme için tanınan süre, tahsilât sistemine girişinin yapıldığı değil, muhtarlığa tebliğin yapıldığı tarih esas alınıyor.