Bursa Hakimiyet

Türkiye'nin hukukla sınavı!

AK Parti, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle yerel seçimler için büyük beklenti yürütüyor.
Gündeme bomba gibi düşen yolsuzluk ve rüşvet operasyonları, dünyadada da yankı bulurken, muhalefet de, güçlü koz oluşturmaya çalıyor.
Siyaset kurumu ve hükümet olarak, polisiye ve adliye süreçleri nedeniyle yorum dışı kalınmak isteniyor.
Muhalefet, iddia ve operasyonların kapsamındaki çocukları nedeniyle bakanların istifa etmelerini bekliyor.
İktidar ize, bağımsız yargı vurgusuyla sürecin akışını işaret ediyor. Yargısız suçlu ilan etme tutumu kabul edilmiyor.
Elbette ki…
Söz, hukuktan açılmışken…
Hükümet tarafından gündeme getirilen yeni anayasa değişikliklerine referandum sürecinde, "Hukukun üstünlüğü" vurgulanıyordu.
Böyle olurken…
Ergenekon ve Balyoz davaları, daha henüz iddianame aşamalarındayken, suçluluk ilanları içerisine girildi.
Henüz…
Yargılamaların başındayken, ilgili iddianame dosyalarını, satırlarıyla gündeme getirenler bulunuyordu.
Bazı sivil toplum örgütleri, demokrasi ve hukuk gerekçeleriyle hükümetle aynı düşünüyorlardı.
Şimdi…
Çıt yok!
Malum…
Türkiye, yeniden imar edilmek isteniyor.
Yürürlükteki kentsel dönüşüm yasası, mülkiyet sahiplerinin dava açabilmesine sınırlama getirdi.
Uygulamaya karşı olanlar ve itiraz edenler, idari yargıdan yürütmeyi durdurma isteğinde bulunamayacaklar.
Binaların üzerinden dozerler geçtikten sonra, yapılabilecek bir esastan iptal isteğinin kararı durumunda, telafisi olmayacak.
Türkiye, demokrasinin yanı sıra, ayrıca hukuk sınavı içerisinde de bulunmaya devam ediyor.
Anımsayalım…
Demokrasi ve hukuk için gündeme getirilen anayasa değişikliğinin kabulü için "Birilerinin üstünlüğü değil, hukukun üstünlüğü" demişti.
Bu arada…
Bursa'da, CHP'nin Büyükşehir adayı Necati Şahin, hükümet politikalarının ve AK Parti'nin Fethullah Gülen cemaaetiyle ihtilafının yerel seçimlere olası etkisi için yorum yapmıyor.
Yerel seçimi kazanacağına inanırken, dün "Sözün özüyle ben kendimi ve kentimi anlatıyorum." diyodu.


Pes yahu!

Öğleye doğru Sırameşeler'den ilerlerken, trafikteki yoğunluk nedeniyle gidişimiz zaman almaya başladı.
Gördük ki…
Hafriyat makinası, sağ şeritte kaplumbağa misali yol almaya çalışıyordu. Böylesi durumla Kent Meydanı'na vardık. Ardımızda bırakabildik ve yoluna devam edenlerin arasında olduk.