Bursa Hakimiyet

Uyan Bursa, uyan! Uyan Türkiye, uyan!

Büyükşehir Belediyesi ve yerli tramvay üreticisi Durmazlar’ın InnoTrans 2014 Raylı Toplu Ulaşım Araçları Fuarı’na katılımı nedeniyle Almanya’daydık.
Bursa’nın yerel yönetiminin toplu ulaşım hizmet ve uygulamalarındaki çalışmaları ile patenti kendisine ait fotoğraflı abonman kartı oluşturma kiosku, dış pazara tanıtıldı.
Dünyaya ihracat yapan yerel sermaye de, ilk kez yerli üretimleri yapılan tramvay ve hafif metro araçlarını devler arasında gururla görücüye çıkardı.
Berlin’i dolaştıkça…
Bursa’nın ne kadar önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu, kıymet bilmek ve anlatmak gerektiğini, Avrupa’nın önemli bir başkentinde yaşamış olduk.
Türkiye’den “götürülen”  kalıntılarla bütünsel dünya mirası eserlerin sergilendiği Bergama Müzesi, Türkiye için hazin bir ders…
Tarihi yerleşkeler ile anıtsal eserleri ortaya çıkaramama, koruyamama ve müzeciliği yapamama gibi kronik sorunlarımızı, bizlerle yüzleştiriyor.
Çok şanslıydık!
Berlin’deki Pergamon Museum’un, tadilat çalışmaları nedeniyle 2020’ye kadar kapatılmasına sadece birkaç gün kala, son ziyaretçileri arasındaydık.

Bir spor salonu büyüklüğündeki ana mekanda Zeus Sunağı’nın heybetli, Almanya’nın simgesel bir fotoğrafı içerisindeydik.
Millattan öncesi ve sonrasıyla farklı Anadolu, Mezopotamya, Antik Yunan ve İran gibi uygarlıklar beşiğinin yolculuğuna çıkarken, Türk ve İslam eserleri de özel yer tutuyordu.
Paha biçilmez İznik Çinisi’nden günlük ve süs eşyaları ile kaplamalarının sergilendiğini görünce,  bir Bursalı olarak üzüldük.
Bursa veya İznik’te neden dünyanın tanıdığı bir İznik Çini Eserleri Müzesi’nin olmadığını, Bursa’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin unutulmuşluğunu ve perişanlığını hatırlıyorduk.
Başkalarının sahiplenmesine ve hatta “götürmesi”ne üzülürken ve kızarken, Türkiye’de yapılması gerekenler olduğu da, bir gerçek…
Bergama Müzesi’nde önceleri Türkçe dışında 18 farklı dille sesli rehberlik hizmeti verilirken, tur ve rehberlik hizmeti veren ve kendi işinin patronu Rıdvan Güler’le artık Türkçe de konuşuluyor.  
Yasalardaki inceleme ve araştırmaları ile uzun girişimleri sonucunda, Türkçe’nin kapsama alınmasını ve artık uygulanmasını sağlayan gurbetçi Güler’e teşekkür ediyoruz.
Bursa’da tarihi ve kültürel değerlerin gözetilmeye başlanması, tarihi eserlerin ayağa kaldırılmış olması, yeni müzelerin kurulmaya başlanması ve yayınlar nedeniyle bir teşekkür de, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye…

BİZİM BERLİN!..

Bursa’nın yerel yönetimi ve yerel sermayesinin, dünyanın en önemli toplu ulaşım fuarına katılımı, sıradan katılım olarak görülmemelidir.
Dünya kentleri ve küresel firmaların arenasında Bursa’nın boy göstermesi, 3.5 milyon nüfuslu Berlin’in     % 20’sini oluşturan Türkler için de, önemli ve anlamlıydı.
Soğuk savaş döneminin ardından gerçekleşen birleşme, yeniden imar edilen ve yarınlara uzanan Berlin’i efsunlu gösteriyordu.
Patronluk ve esnaflıkta önemli yer edinen Türkler, taksicilik, alışveriş merkezi, market restoran ve küçük büfecilik gibi işlerle Avrupa’nın önemli kentine hayat katıyorlar.
Hatta..
Renk katıyorlar.
Berlin’de alışık olmadığımız korna seslerini duyduğumuzda, Türk düğünü yapılıyordu.  Geçtiğimiz günlerde yolda duran düğüncülerin, meydanda halay çektiklerini öğrendik. 
Türkiye’de tabelalar yabancılaşırken, Avrupa’nın bir başkentinde, Türkler’e ait işyerleri, “Balayı Mağazası” yazacak kadar, özgün dili sahipleniyorlar.
Anadolu yemekleri yenilen restoranda siparişimizi verirken, “Ben de Türküm; o zaman güzel Türkçemizi kullanalım.” diyen Türk garson, keyifleniyordu.
Oraları…
Bizim Berlin!
Bu arada…
Kenti bölen duvarların izi tutuluyor.
Bir an için de, bir ayağımız eski Doğu Berlin’de, diğer ayağımız da eski Batı Berlin’de olmak üzere, fotoğraf çektirdik.