Bursa Hakimiyet

“Yerel yönetim” özerkliği, Bursa’da işte böyle çöktü!

Türkiye’de, belediyelerin özerklik boyutu tartışılır… Bu doğrultuda, yeni beklentilerden de söz edilir…
Dün…
Bursa’da Büyükşehir Belediye Meclisi’nden çıkarılan karar, kentlerin, kentlerden yönetilemediği ve geleceğinin de, kendisi tarafından tam tayin edilemediğini gösterdi.
Tam 3 yılı aşkın süredir tartışılan ve davalara da taşınan Sanayi Sitesi’ne imar vizesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkisiyle sonuca ulaştı.
Büyükşehir Belediyesi’nce sonradan budanan, ancak bir dava sonucuyla üst planlama yetkisinin de Ankara’ya ait olduğunun sabitlenmesi, projeyi dünkü sonuca getirdi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, projeyi aynen 1/100.000 Ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı’na işlemişti. Büyükşehir Belediyesi de, kendi meclisiyle 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli ilke planlarına işlenmesini sağladı.
Uyum kararı çıktı!
Siyasi irade, Bursa yerelinde kendisini zor duruma düşüren ve sürüncemede kalan imar vizesini, belediyelerin özerkliğini temelden zedeleyen merkezi yönetim anlayışıyla sağladı.
Sıra, 1/1.000 ölçeğindeki uygulamaya geldi. Merkezi yönetime ait karar, bu ölçekteki planlamaya da işlenecek ve teknik açıdan ruhsatın önündeki engel tümüyle kaldırılacak.
Bursa’da, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Birliği’nin dışındaki bazı mevki sahipleri, “Bu, proje olacak! Göreceksiniz!” ve “Kimse engel olamayacak! Göreceksiniz!” dese de…
Proje, ana ilke planlarındaki düzenlemelerle ancak imar yönüyle yani teknik açıdan vize aldı, açılan davaların diğer gerekçeleri, yine geçerli ve tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Tarım ve su kaynakları, doğal çevre ve kentsel yerleşim koşulları, itiraz konuları olarak, olası yeni davalara taşınabilecek.
Bir çevreci dernek tarafından projeye yapılan itirazın, idari yargı kurumunca reddedilmiş olması, akademik meslek odaları çevrelerinde, soğukkanlı karşılanıyor. Sonuçlanan ve süren davalardaki itiraz gerekçelerinin çokluğu ve yoğunluğuna işaret ediliyor.
Dolayısıyla…
Dünkü kararlar da, dava edilebilme eşiğinde!


Uyanık, güvenle yeniden…

Devlet ve hükümet politikalarıyla demokrasi ve hukukun üstünlüğü öne sürülüyor ise… Bursa’da Şehir Plancıları Odası (ŞPO), eleştirilmeli mi?
Sıradan mesleki örgüt kapanıklığına sahip değiller. Kamu yararı statüsüyle bilimi, hukuk özeniyle de birleştiren kamusal çalışma ve denetim yürütülüyor.
Füsun Uyanık’ın başkanlığındaki ŞPO Bursa Şubesi, kamusal ve kentsel doğruların gerekçesiyle davalar da açıyor.
Resmi kurumların bazı karar ve projeleri, akademik meslek odalarının davalarıyla frenleniyor ise, bu kararlar, yönetim kurullarından da çıkmıyor. Mahkeme, dava edilen kurumlardan savunmalarını da alıyor.
Diğer bazı akademik meslek odaları gibi, “İstemezükçüler” benzetmesiyle eleştirilseler de, idari yargı kararları, idari yargı kurumlarından çıkıyor.
ŞPO, yarın itibariyle yeni kongresini yapacak. İlk gün, protokol konuşmaları ve sunumla geçecek, ertesi günü oy verme olacak.
Füsun Uyanık yeniden aday!
Mesleki örgütü yönetme sorumluluğuyla beraber, kamusal, kentsel ve toplumsal sorumluluğunu da, yerine getirdi ve cesur da davrandı.
Bilim, kamusal ve hukuksal esaslara dayalı norm ve doğruların diliyle konuştu. Yeniden aday olarak, başı dik, alnı açık ve güvenle yine seçime giriyor.