Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Film gibi transfer
19 Eylül 2017 Salı, 08:51

Geçen sezon Erciyesspor'da oynayan, Osmanlıspor'la idmanlara çıkan U16 Milli Takımı'nın kalecisi Canberk Yurdakul, kendini bir anda Bursa-spor'da buldu. Transferin perde arkası o kadar ilginç ki; o geçmişteki oyuncu kaçırmalarının bir benzeri Canberk'in transferinde yaşandı...

Transfer dönemi bitti, futbol ailesi rahat bir nefes aldı...
Bursaspor bu dönemde birçok oyuncuyu renklerine kattı...
Herkesin dikkatinden kaçan ancak, sessiz sedasız profesyonel sözleşme imzalanan genç bir oyuncu var...
Bahsettiğim futbolcu Canberk Yurdakul...
30 Nisan 2001 doğumlu...
Geleceği hayli parlak olduğu söyleniyor...

O kadar transfer varken neden 16 yaşındaki bir gencin transferini yazdığımı merak edenler elbette olmuştur...
O zaman detaylara geçelim çünkü bu transfer o 80'li yıllardaki oyuncu kaçırmalarını andıran bir hikayeye sahip...
Ali Turan'ın yönetici, Adnan Örnek'in de altyapı sorumlusu olarak çalıştığı dönemde Vakıfköy'de kaleci antrenörü olarak görev yapan Koray Tanrıverdi Türkiye Futbol Federasyonu'nda kaleci antrenörü kursuna davet alır...
Bu sırada U16 Milli Takımı da kamptadır...
Koray Tanrıverdi bonservisi Kayseri Erciyesspor'da olan genç kaleci Canberk Yurdakul'u beğenir ve hemen oyuncunun ismini Ali Turan ile Adnan Örnek'e söyler...
Aynı günlerde Erciyesspor hayli sıkıntılıdır ve kayyuma devredilmiştir...
Oyuncu sadece Bursaspor'un dikkatini çekmemiştir...
Osmanlıspor Bursaspor'dan daha çabuk davranmış, genç kaleciyi Ankara'da antrenmana bile çıkarmaya başlamıştır...
Ama Bursaspor Canberk'in peşini bırakmaz...
Ali Turan ve Adnan Örnek genç kalecinin ailesini ikna etmek için her yolu dener...


Ve geçen sezon Kayserispor'la deplasmanda oynanılan maç öncesi Bursaspor heyeti Canberk Yurdakul'un ailesiyle Kayseri'de bir araya gelir...
Aile Canberk'in Bursaspor'a transferi konusunda ikna edilir...
Hem de Osmanlıspor'un 65 bin liralık teklifine karşılık 25 bin lira önerilerek...
Çünkü Canberk'in annesi ve babası oğullarının Bursaspor'da daha iyi bir altyapı eğitimi alacağına ve daha çabuk çıkış yapacağına inanmışlardır...
Canberk'le hemen orada irtibat kurulur ve Osmanlıspor'dan ayrılması söylenir...
Kayseri'deki görüşmeyi o dönem yedek yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Görkem Akbaş ve Hayrettin Gülgüler gerçekleştirir...
Bu arada Osmanlıspor'da Hamza Hamzaoğlu'nun da ekibinde yer alan kaleci antrenörü Metin Mert Bursaspor heyetini arar ve aynen şunu söyler, "Eğer siz varsanız biz aradan çekiliyoruz..."
Fakat iş bununla bitmez...
Oyuncunun ailesinden Kayseri Erciyes'teki bonservisinin alınması istenilir...
Canberk'in babası da yetiştirme evraklarıyla birlikte tüm belgeleri alır Bursaspor'a teslim eder...
Bunun üzerine Bursaspor Canberk'in Kırşehir'de filiz lisansını çıkaran Evranspor'a ve Erciyes'e gerekli ödemeleri yapar ve transfere son noktayı koyar...
Baktığınızda genç bir oyuncunun transferi gibi görünebilir ama perde arkasında pek çok farklı hikayeyi barındırmakta...
Emeği geçenlere tebrikler...

250 liraya kaçtı...

Bir de Bursaspor'un isteyip de transfer edemediği genç yetenekler var...
Hem de çok komik fiyatlara...
Altınordu'nun stoperi Yiğit Bayram Siner tercihini Galatasaray'dan yana kulandı...
Çünkü Sarı Kırmızılı takım aylık 400 TL maaş veriyor genç oyuncularına...
Bursaspor ise sadece 150 TL...
Bakar mısınız rakamlara...
Bununla bitmedi...
Kaan Dobra'nın takımının forveti Erencan Yardımcı birçok kulübü peşinden koşturuyordu...
Bursaspor 10 bin TL verdi, Galatasaray transferi 18 bin TL'ye bitirdi...
Gereksiz (prim, maaş, masraf vs...) onca yere para harcayan Bursaspor eğer geleceğin yıldız adaylarını 250 lira ya da 8 bin lira için elinden kaçırıyorsa, bizim de konuşmamıza gerek yok...

Sonunda başkanın istediği oldu

Bursaspor Başkanı Ali Ay'ın 'Ben de bacak bacak üzerine atıp rahatlıkla maç izlemek istiyorum' sözü son dönemdeki açıklamalarındaki en dikkat çekici cümle olarak kayıtlara geçti...
Ali Ay sonunda Malatya'da bacak bacak üzerine atarak maç izledi...

Takım 4-0'lık üstünlüğü yakaladıktan sonra Ali Ay da rahat rahat kuruldu koltuğuna...
Son anlarda yenen 2 gol olmasa daha iyi olacaktı ama Başkan Ali Ay belki de görev yaptığı süreç içindeki en rahat 90 dakikayı Malatya'da geride bıraktı...

Helal olsun Osman amca...

Bursa-Malatya arası 1000 km...
O mesafeyi karayoluyla kateden yaklaşık 300 kadar Bursaspor sevdalısı tribündeki yerini aldı...
İçlerinden biri vardı ki onun yeri ayrı...
71 yaşındaki Osman amca Bursa'dan otobüse bindi ve saatler süren yolculuğun ardından Malatya'ya ulaştı...
Alınan dört gollü galibiyet Osman amcamızı da fazlasıyla memnun etti...


Ama bunun bir dönüş yolculuğu vardı...
İşte o anda Bursaspor Kulübü devreye girdi...
Osman amca Bursaspor'un uçağına davet edildi...

Ve 71 yaşındaki Bursaspor taraftarı uğurlarında bin kilometreyi aşkın bir yolu kat- ettiği teknik heyet ve futbolcularla birlikte aynı uçakla Bursa'ya geri döndü...
Kulüp böyle davrandıkça güzel...
Kim düşündüyse helal olsun...
Armanın peşinde koşan Osman amcamıza da Allah uzun ömürler versin...

Milyonluk stada kağıttan tabela

Yeni nesil statlar elbette çok kullanışlı...
Ancak henüz tam olarak bitmeden açılması beraberinde türlü sorunları da getiriyor...
Diğer eksikleri bir kenara bırakıyorum ancak Yeni Malatya Stadı'nda içmeye su yoktu...
Musluklardan ise sadece sıcak su akıyordu...
Bir de fotoğraf var ki durumun vahametini gözler önüne seriyordu...


Malatyalılar da yeni stada giden yolları bilmediğinden pratik bir çözüm bulunmuş...
Kentin çeşitli yerlerine stada giden yollar yazılan kağıtlarla gösterilmeye çalışılmış...
Milyon liraları stada dök ama yolu tarif eden tabelan olmasın, termometreler 37 dereceyi gösterirken musluklarından sıcak su aksın...