Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Hayaller gerçekler
08 Haziran 2017 Perşembe, 07:25

"2,5 sene sonunda bambaşka bir Bursaspor olacağının sözünü veriyorum..."
"2,5 sene sonunda Bursaspor'un yeri çok daha farklı olacak..."
"Öncelikle benim bu bankaları sıfırlamam lazım..."
"Sürekli Avrupa kupalarına oynamamız lazım. Bu bir... Ondan sonra da Bursaspor'un artık şampiyonluğa oynaması lazım..."
"Benim hedefim ne biliyor musunuz, ben borcu öyle veya böyle bir şekilde hallederim. Benim amacım bir an evvel bankadan kurtulmak... Bankadan kurtulursanız Bursaspor'un her sene 15 milyona yakın kârı olacak. 15 milyon da burada çalışanların yıllık ücreti demek..."
"En büyük hayalim, üst üste 3 sene şampiyon olmak... En büyük hayalim Borussia Dortmund gibi olmak... Bir bakıyorsunuz 80 bin taraftar ve sürekli dolu. Yense de yenilse de dolu... Öyle bir gün gelsin ki 45 bin kişilik stadımıza sığmayalım..."
Bu cümleler Başkan Ali Ay'a ait...


Göreve geldiğinden hemen sonra Bursaspor dergisine verdiği röportajda kullandığı kelimeler...
Bu tarz iddialı sözlere diğer yöneticilerin açıklamalarını da ekleyebiliriz...
Mesela "Türkiye Kupası'nda final oynamazsak istifa ederim..." diyen yönetici olmuştu...
Türkiye Kupası'ndan değil ama otobüs olayından istifa etti...
"UEFA Kupaları'na gidemezsek istifa ederim" diyen yönetici de oldu...
O da istifa etti, ama kabul edilmedi... (Kabul edilmediğine dair resmi açıklama yok bu arada)
Neyse konumuz bu değil...
Yeri geliyor eleştiriyoruz, yeri geliyor övüyoruz...
Bu bizim mesleğimizin getirdiği doğal bir refleks...
Başkan Ali Ay'ı eleştirirken elimiz klavyeye gitmek istemiyor...
Çünkü çok naif, beyefendi, dürüst ve iyi niyetli...
Ama iyi niyetli olmak bir yere kadar...
Belki de hep bu iyi niyetinden kaybetti...
Kullandılar iyi niyetini...
O da kullanmalarına izin verdi...
Farkında olmadan cephe açtı kendisine...
Fakat gel gör ki tam anlamıyla başarısız bir dönem geçirdi Ali Ay...
Başkanlık koltuğuna oturduğundan bugüne kadar tam 505 gün geride kaldı...
Kulübün geldiği noktadan kimse memnun değil...
Buna kendisi de dahil...
Hayalini kurduğu borçlar azalmadı, hayalini kurduğu şampiyonluk gelmedi, hayalini kurduğu taraftar sayısına ulaşamadı, hayalini kurduğu bankaların sıfırlanması olmadı...
Kredi üstüne kredi çekilen, borçların arttığı, sezonu 5 teknik adamla bitiren, küme düşme tehlikesini son saniyeye kadar ensesinde hisseden, taraftarın tribüne gelmediği, sürekli istifa protestosuyla karşılaştığı ve ne acıdır ki, Avrupa Kupaları'na gidilemediğinden UEFA Lisansı almaya gerek görülmeyen bir kulüp çıktı ortaya...
Bunlar sadece satırbaşları...
Bir de gerçekler var...
Yüz yüze kalınan...
Sözleşmesi biten eski takım kaptanı bile diyor artık, 'Başkanın etrafındakiler futbolu bilmiyor' diye...
Özlüce'de futbol bilinmezse siz nasıl yöneteceksiniz o kulübü Sayın Başkan Ali Ay...
Böyle giderse gerçeklerle her geçen gün daha da üzüntü içinde karşı karşıya kalacaksınız...
Aslında asıl sorun siz değilsiniz...
Ama siz sorunu çözemediğinizden hedef haline geldiniz...
Ve şimdi camiada herkesin ağzından 'Olağanüstü kongreye gidilsin' cümlesinden başka bir şey çıkmıyor...
İşte gerçekler bu Sayın Başkan Ali Ay...
Sizin bundan aylar önce hayalini kurduklarınız değil...