Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Helal olsun size
01 Mayıs 2018 Salı, 07:33

Teşekkürler Mustafa Er...
Bize yine futbol keyfini yaşattığın için...
Hatırlayın Paul Le Guen dönemindeki Bursaspor'u...
Takım bırakın rakip ceza sahasına gitmeyi, orta sahada top çevirmekten ya da rakibi izlemekten oyun oynamayı unutmuştu...
Takım Fransız teknik adamla birlikte futbola 'Fransız kalmıştı...'
Tam bir azap günleriydi...
Belki de Bursaspor tarihinin en kötü futbolunun oynandığı günlerdi...
Başkan Ali Ay inat etti göndermemekte Le Guen'i...
En sonunda doğru kararı verdi baskılar neticesinde...
Mustafa Er'i takımın başında geçirdi, 38 yaşındaki Süper Lig'in en geç teknik adamı bir kez daha koydu tüm vücudunu taşın altına...
Mütevazılığı elden bırakmadı, her maça farklı bir anlayışla çıktı...
Kaybedilen Göztepe maçında da takımı iyi oynattı, Karabük'te de...
En sonunda da Bursa'da ilk kez teknik direktör unvanıyla çıktığı Konyaspor karşısında...
Özgüveni kaybolan takımı ayağa kaldırdı, neredeyse yitirilecek Ertuğrul ile Furkan'ı kazandırdı...
Ertuğrul yeniden doğdu, kendini buldu, savunmadan çıktı golünü attı...
Furkan Pablo'dan sonra 'Ben bu takımda oynarım' mesajı verdi camiaya...
Hatta bir ara performansıyla bizlere Fernando Belluschi'yi hatırlattı...
Yedek kulübesinde oturanlar da sıkıntı çıkarmadı, o Paul Le Guen döneminin torpillileri...
Yani sözün özü Mustafa Er, yaşından büyük o kadar çok doğru hamle yaptı ki, kırk yıllık teknik direktörlere taş çıkarttı bu kısa sürede...
Dün akşam belki de bir camianın yeniden ayağa kalkmasına sahne oldu stat...
Coşkulu taraftar, coşkulu takım coşkulu kenar yönetim...
Hepsi vardı...
Sahadaki tüm oyuncular üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirdi...
Harun da 11 kişilik oynadı, takımdaki diğerleri de...
Bu saatten sonra iş artık Başkan Ali Ay'da...
Buradan yineliyorum...
Diğer adayları beklemek kendisine yarar getirmez, aksine zarar verir...
Zaten ne kaybettiyse hep geç karar vermesinden kaynaklanmadı mı?
Ve dünkü maçın tek kötüsü vardı...
O da hakem Ali Palabıyık'tı...
7 dakikalık uzatmayı neye dayanarak, neye inanarak verdi...
Ortamı germek ona rütbe mi kazandırdı?