Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Old Trafford'dan Menemen Stadı'na
29 Mayıs 2019 Çarşamba, 08:17

2003-04 sezonundaki küme düşmesi daha onurluydu Bursaspor'un...Çünkü ait olduğu Süper Lig'de kalmak için ekstra motive olunmuştu...
Rakiplerini yene yene küme düştü Bursaspor Sakarya'da hem de 40 puanla...
Onurunu ayaklar altına almamış, çıkıp aslanlar gibi mücadele etmişti...
Bursaspor'un 2018-19 sezonundaki düşüşü için bunu söylemek yersiz...
Neredeyse hemen herkes 'Bursaspor düşmeyi hak etti' diye geçirdi içinden...
Hatta bunu açık yüreklilikle söyleyenler bile oldu...
Hatta 'Düşme gecikti. Aslında iki sezon önce Trabzon'da düşmesi gerekirdi' tepkileriyle de karşılaştık bu dönemde...
Bu sezon yenile yenile acı tablo çıktı ortaya...


Bir takım eğer kendini Süper Lig'e ait hissediyorsa bulunduğu konumu korumak, çıtayı daha yükseğe taşımak için varını yoğunu ve onurunu ortaya koyar...
Gel gör ki Bursaspor'da böyle bir durum ne bu sezon ne de şampiyonluktan sonraki sezonlarda da söz konusu oldu...
2003-04 sezonunda küme düşüldüğündeki ortak söylem 'Bu gözler Bursaspor'u Macunköy'de de gördü' olmuştu...
Kaderin bir cilvesi şampiyon apoletli kulüp şimdi Menemen Stadı'nda boy gösterecek...
Old Trafford'a çıkan o forma Menemen Stadı'nda yeniden Süper Lig'e yükselebilmek için terletilecek...

AKIL HOCALARININ FAKTÖRÜ

Bursaspor'un şu anda ihtiyaç olduğu en önemli konu finansal kaynak...

Ama onun kadar futbol aklına, iyi bir iletişime, marka değerinin yeniden eski günlerine kavuşması için profesyonel bir oluşuma ihtiyacı var... Bunlar yapılmadığı için Bursaspor düşmedi mi? Mesela örnek gösterdiğimiz Vakıfköy'de şu anda Bursaspor A Takım formasını giymeye namzet kaç futbolcu var?
Plansızlık orada da kol geziyor...
Bu sezon hangi yaş kategorisinde şampiyonluk kupası havaya kaldırıldı?
Topyekûn bir erozyon söz konusu Bursaspor'da...
Geçmiş dönemde Vakıfköy için yapılan en olumlu hareket fiziksel şartlarının iyileştirilmesi...
Onun dışında orası da A Takım gibi sınıfta kaldı...
Yıllar önce Özlüce'nin finans departmanına borç yönetiminde uzman bir kişinin istihdam edilmesinin şart olduğunu söylediğimde kulüp çalışanları isyan etmişti...
'Bizden iyi mi bilecekler' diye sesini yükseltenler olmuştu...
Gel gör ki Bursaspor borç batağına saplandı...
Ve şimdi bataklıktan kurtulmak için debelenip duruyor...
Bir holding bütçesine sahip kulüp muhasebe departmanını tek bir kişiye emanet ederse sonuç kaçınılmaz olur...
Nitekim oldu da...


Ali Ay'ın başına ne geldiyse sürekli danıştığı kişilerden geldi... Ali Ay da sürekli onları dinledi-ğinden Bursaspor dibi gördü...
Bir kişi, bir konu hakkında uzman olur...
Eğer her konuda ahkam kesip çevresine 'Ben bunu biliyorum' edasıyla dolaşıyorsa bilin ki o kişi sizden nemalanıyor, sizi kullanıyor demektir...
Ali Ay çevresine hep aynı kişilerin yaklaşmasına izin verdi, muhasebeyi de futbolu da iletişimi de hep o kişiler iyi bildi...
Ve aslında onun ipini en yakınındakiler çekti...
Şimdi koskoca bir camia haklı olarak Ali Ay'dan hesap soruyor...
Ama onun da hesap sorması gereken kişiler var...
Örnek verelim arsaları devralmasını söylemek hangi aklın ürünüyse Ali Ay ilk onun yakasına yapışmalı...
Çünkü koca camia onun yakasına yapıştı bile...
Hatta savcılık bile...
Bursaspor'daki bu tabloyu yaratan kişiler Özlüce'de mesai harcayan yönetici ve profes-yonellerden başkası değildi aslında...
Hep dedim ya, kulüp hiç olmadığı kadar başkalaştırıldı son üç yılda...
Zihniyet ve kişiler değişmediği sürece Bursa-spor baş aşağıya gitmeye devam edecek...
Ve ne acıdır ki bu zihniyet Bursaspor'un sonunu daha da hızlı getirecek...

NE KADAR PROFESYONELSİNİZ...

Bu fotoğraf tarih boyunca Bursaspor'un küme düşmesiyle ilgili hatırlanacak...
Tribündeki bu üç Bursasporlu taraftarın içinde biriktirdikleri acıyla birbirlerine sarılması hafızalardan silinmeyecek...
Aslında ötekileştirilen, başkalaştırılan camiaya örnek olması gereken birleşmenin ana unsurunu gösteriyor bu fotoğraf... Yani olması gerekeni...
Tribündeki, camiadaki herkes bu acıyı yaşarken öbür tarafta profesyonel hayat hüküm sürüyor...


Oyuncular aileleriyle birlikte tatile çıktılar bile...
Bazıları için Bursa haritadaki bir konumdan ibaret olarak kalacak...
Maçın hemen sonrasında kulübe 'paramı ödeyin' diye ihtarname gönderen futbolcular bile oldu...
Hem de ilk 11'de oynayanlardan...Camia içindeki acıyı yaşarken, cenaze evinde profesyonellik devam etti...
Peki, siz ne kadar profesyonelsiniz...

MALATYA'DA NELER YAŞANDI?

Taraftar küme düşmenin getirdiği üzüntünün acısını Ali Ay ve ekibinden çıkarmaya çalıştı maçın hemen sonrasında Malatya'da... Gazetemiz tüm olayları okurlarına aktardı iki gün boyunca... Olayların fitili stat çıkışında yaşandı... Bir taraftar Ali Ay'a yöneldi, polis devreye girdi olaylar büyümeden önlendi... İkinci olay takımın ve yöneticilerin kaldığı oteldeydi... Anlatılanlara göre otelinin içine giren taraftarlarla yönetim burun buruna geldi... Hatta yöneticiler kendilerini korumak için sandalyeleri siper olarak kullandı... Bağırış oldu, ama iki taraf da birbirine vurmadı... Olayın ardından otelin büyük zarar gördüğü ifade edildi... Bir de not; Olaylarla ilgili adli mercilere yapılan bir şikayet bulunmuyor... Hemen söyleyelim, teknik direktör Mesut Bakkal takımla birlikte otele dönmedi bile... Stattan çıktı, 'Hadi bana eyvallah' dedi, eşyalarını toplayıp arabasına bindi, Ankara'daki ailesinin yanına koştu... Takım olgusu, liderlik, aidiyet için ne güzel bir örnek değil mi?

21 TAKIM MESELESİ

Kimsenin inanası gelmiyor ancak Türkiye'de olmaz denilen her şey oluyor...
Yayıncı kuruluş da dahil son dönemde en çok dillendirilen konu Süper Lig'deki takım sayısının 21'e yükseltilmesi...

Küme düşen takımlardan Bursaspor ve Erzurumspor bu öneriye koşulsuz destek veriyor...
Son anda ligde kalan Göztepe de aynı şekilde...
18 takım içinde sadece Akhisarspor, 'Ben bu şekilde de mutluyum. Süper Lig'de kalmışım, düşmüşüm benim için fark etmez' diyor...
Ali Ay konuyla yakından ilgilenenlerden...
Öneriyi hem futbol ailesi hem de siyasilerle görüşmüş... Hatta İstanbul seçimlerindeki adaylara bile çıtlatılmış bu konu...
Hafta sonunda Türkiye Futbol Federasyonu'nun Ankara'da seçimi var...
21 takım meselesi orada daha da dillendirilecek...
Ben umut bağlamayanlardanım, ama bir bakmışsınız oluvermiş...

ADAYLARA DİKKAT!

Daha önce de dile getirmiştim...
Bursaspor düşerse işi Gençlerbirliği gibi kolay olmayacak diye...
Çünkü Bursaspor'un omzunda altında ezildiği kambur gibi duran çok ağır bir finansal enkaz var...
Hayalci olmaya gerek yok...
Bunu sadece bir başkanın sorumluluğuna yüklemek optimal bir çözüm değil...
Aksine Ali Ay'ın yaptığı gibi bu kez kulüp yeni başkana borçlu olacak...
Kurtuluş asla böyle sağlanmaz...
Kentin, camianın yeniden kulübün içine çekilmesi gerek...
Eskiden Özlüce'deki bacadan çıkan dumandan mutfakta ne pişirildiğini anlayan koca camia, tepkisiz bir hale büründü...
İtibar, prestij, marka değeri açısından yerle yeksan oldu bu dönemde kulüp...

Bursaspor Türkiye'de şampiyon unvanıyla küme düşen ilk takım olabilir belki ama dünyada bunun birçok örneği var...
O küme düşen kulüpler için geri dönüşler hep futbol aklıyla mümkün kılınmıştı...
Kabuğuna çekilen, kentle, camiayla bağını koparan Bursaspor bu şekilde davranmayı sürdürürse önümüzdeki yıl yeni bir facia kaçınılmaz olur...
O nedenle başkan adaylığını açıklayacak kişi mevcut fotoğrafı iyi irdelemeli...
Camia da adaylığını açıklayacak kişileri iyi analiz etmeli...
Sırf gazetelerde resmi çıksın, gittiği ortamlarda 'Hoş geldiniz Başkanım' diye karşılanma hevesiyle reklam peşinde koşanları, Bursaspor üzerinden nemalanmayı çalışanları bir bir elemeli...Resmi açıklama yok ama şu an için kulislerde konuşulan isimler Hüseyin Akdemir, Timur Noyan, Hasan Erdem ve Necmettin Kocaman...
Bu isimlerden farklıları da çıkabilir, bir bir eksilebilir de...
Demokrasiye koşulsuz şartsız inananlardanım ancak bir önceki seçimde camianın başına neler geldiğini gördük...
O nedenle seçime tek adayla gidilmesinde Bursaspor'un geleceği açısından fayda var...