Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Profesyonellik bunun neresinde?
20 Haziran 2018 Çarşamba, 07:21

İşlerin çorba olacağı belliydi de bu kadar çabuk olacağını kimse tahmin etmezdi...
Hatırlayalım, sayın Başkan Ali Ay, genel kuruldaki konuşmasında birçok yenilikten bahsetti...
Profesyonelleşme, kurumsallaşma, şeffaflık bizzat Başkan Ali Ay tarafından dillendirildi...
Geçen süre içinde yapılan icraatların hepsini tek tek ele alalım...
Ali Ay scout ekibinin başına seçim kozu da olan Ilgaz Çınar'ı getirdi...
Bu birinci hataydı...
Çünkü önce futbol direktörünün belirlenmesi gerekiyordu...
Ali Ay daha sonra teknik direktör Samet Aybaba ile 3 yıllık sözleşme imzaladı...
Bu ikinci hataydı...
Çünkü yine önce futbol direktörünün belirlenmesi gerekiyordu...
Ali Ay daha sonra futbol direktörü olarak Mustafa Er'i açıkladı...
Bu başlı başına bir hataydı...
Çünkü Samet Aybaba Mustafa Er'i birinci yardımcısı olarak kabul etmediğinden, Mustafa Er'e 3 seçenekten biri olan futbol direktörlüğü görevi ile bir anlamda 'Ceket uymadı, gömlek verelim' dendi...
Mustafa Er'in bu görevi kabul etmesi de başlı başına hataydı...
Şimdi gelelim işin çorbaya nasıl döndüğü konusuna...
Samet Aybaba Dünya Kupası'na yardımcısını gönderiyor, Sayın Ali Ay'ın haberi yok...
Tam anlamıyla skandal...
Mustafa Er'in istediği oyuncuyu Samet Ayababa beğenmiyor...
Ilgaz Çınar'ın başında olduğu scout ekibi bir çalışma yapıyor, o da önümüzdeki transfer dönemi için...
Kongre öncesi yaklaşık 1 ayını Güney Amerika'da maç izleyerek geçiren İsmail Serbest'in durumuna değinmiyorum bile...
Çünkü o maçları izleyip, Türkiye'ye dönüyor ama daha yazdığı raporun mürekkebi kurumadan kulüple ilişkisi kesiliyor...
Peki, İsmail Serbest'le yeniden mukavele yapılmayacaktı, neden Brezilya senin Şili benim maçları izlemeye gönderildi?
Ve bu ortamda Mustafa Er, 'Gördüğü lüzum üzerine' futbol direktörlüğünün 14'üncü gününde görevini bırakıyor...

Görevini bırakıyor, çünkü önceki gün de yazdığımız gibi Mustafa Er'le yönetim profesyonel sözleşme imzalamıyor...
Normal bir düzende kulüp önce futbol direktörünü belirler...
Belirlenen futbol direktörü de teknik direktörü, scout ekibini, altyapı sorumlusunu tayin eder...
Bursaspor'daysa tam tersi...
Ondan sonra Samet Aybaba çıkıp gönül rahatlığıyla 'Arkadaşlar bizim prensibimize uyarlarsa çalışırız' der...
Önemli olan yönetimin kulübün kırmızı çizgilerini belirleyip teknik direktörüne bunu dedirtmemesi...
Biz konumuza devam edelim çünkü çorba haline gelen karmaşada iş bununla bitmiyor...
Başkan Ali Ay idari menajer Hüseyin Gedik ile yolların ayrılmasına karar verir...
Ama Gedik'in yerine (şimdilik!) yardımcısı Altuğ Günaydın'ı getirir...
Madalyonun öbür yüzüne bakalım...
Kesinlikle önyargı olmadan yazıyorum ve sadece bir örnek veriyorum...
Geçen sezon futbolcuların antrenman boykotu sırasında oyuncularla birebir diyalog kuran idari menajer ve yardımcısı kimdi?
Hüseyin Gedik ve Altuğ Günaydın...
Sonuç ortada, bu iş denenmiş, başarılı olunmamış...
Bile bile lades demeye ne gerek var...
Görev değişikliğine diyecek bir sözümüz yok ancak...
Tam yeni sezon arifesinde, tam transfer döneminin ilk günlerinde, tam kamplar başlayacakken futbolcularla birebir iletişim kuran en önemli makamlardan biri bu hale getirilir mi?
Bursa'da bu makam için birini bulamadınız diyelim, başka yerlerde de mi çıkmadı karşınıza...

Bu fırsat kaçar mı?
16 Haziran 2018 Cumartesi aslında Bursaspor açısından tarihi bir gün...
Çünkü aynı gün üç futbolcusu iki farklı milli takım formasıyla Dünya Kupası'nda sahaya çıktı...
Abdullahi Shehu ve William Ekong Nijerya Milli Takım formasıyla Hırvatistan, Aziz Behich de Avustralya Milli Takım formasıyla Fransa karşısında ter döktü...
Böyle bir durumla karşılaşan dünyada kaç kulüp vardır bilmem ama Bursaspor açısından önemli bir tanıtım fırsatıydı...
Peki, Bursaspor ne yaptı?
Koca bir hiç...
Spor servisinden Samet Zinciroğulları'nın dikkatini çekmiş...
Üç oyuncusunun Dünya Kupası'nda vitrine çıktığı gün kulübün ne internet sitesinde ne de sosyal hesaplarında tek bir satır yoktu...
Kaçan tanıtım fırsatını en basit şekliyle örnekleyeyim...
Orta gelmiş, kale boş, golü atman için topa ayak koyman yeterli...
Ama sen iki adım atmıyorsun...
Tıpkı Bursaspor'daki profesyoneller gibi...
Hemen hatırlatayım, Arjantin ile 1-1 berabere kalan İzlanda Milli Takım oyuncularının bu maçtan sonra sosyal medyadaki takipçi sayıları birkaç saat içinde yüzbinlerce kişi arttı...

Yeter ki Bursaspor iyi olsun
İspanya'da Villarreal forması giyen Enes Ünal Bursaspor'un gururu...
Hem saha içindeki performansı hem de saha dışındaki karakteriyle gençler için örnek bir profil...
Bayramda tatilini geçirmek için Bursa'daydı...
Ailesiyle hasret giderdi...
Bayramın birinci günü telefonum çaldı, arayan Enes Ünal'ın babası Bursaspor eski kaptanlarından Mesut Ünal'dı...
Bayramlaştık ardından 'Enes de bayramını kutlamak istiyor' diyerek telefonu oğluna verdi...
Enes'le bayramla ilgili birkaç kelam ettikten sonra söz doğal olarak Bursaspor'a geldi...
Enes, kısa ve net konuştu...
'Bursaspor'u hep takip ediyorum. Maçları kaçırmamaya özen gösteriyorum. Son iki sezonda yaşadıklarına çok üzülüyorum. Yeter ki Bursaspor iyi olsun. Bizim için en önemlisi o...'
Bu sözler Bursaspor formasını giyenlere ders olsun...
Bursaspor aidiyetini hissetmek bu olsa gerek...