Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Susma Kaptan
23 Nisan 2019 Salı, 08:21

Kasımpaşa maçının hemen sonrası...
Taraftar takımı çağırıyor, taraftarın bu çağrısına futbolcular duyarsız kalmıyor, tribüne gidiyor...
Görüntüler sosyal medyada da yayınlandı...
Taraftarın eleştirilerini dinleyen, onlara 'Bu işin üstesinden geleceğiz' diyen iki futbolcu var...
Birincisi Aytaç Kara, diğeri Diafra Sakho...
Takım kaptanı Ertuğrul Ersoy ise görüntülere göre 'Çıt çıkarmıyor...'
O anın tanıklarından Bursaspor muhabirimiz Tolga Öztaş'a sordum, "Ertuğrul konuştu mu?" diye...
'Hayır' yanıtını aldım...
Yenilen gol öncesinde yaptığı hatanın o da farkındaydı ancak o pozisyon sahada kalmalıydı...
Orada taraftara 'Güven aşılayacak' kişi ilk önce Ertuğrul Ersoy olmalıydı...
Maç sonunda stattan ayrılırken yanımızdan geçti, röportaj talebimizi 'Sadece özür diliyoruz' diyerek 3 kelimeyle geçiştirdi...
Bu da onun en doğal hakkıydı...

Susmak bazen bir tepkinin göstergesidir, dönem dönem iyi sonuçlar da verir...
Fakat böyle durumlarda liderlerin susması, camialarının yüreğine su serpen, onları sakinleştiren, yeniden güven aşılayan sözleri sarf etmemesi gösterilen tepkinin dozunu daha da artırır...
Kriz anında devreye giren, camiaya telkinde bulunan oyuncu ise taşıdığı apoleti taçlandırır...
Bu konuda yakın geçmişten bir örnek verelim...
Paul Le Guen yönetimindeki Bursaspor'un daha küme düşme korkusunu yaşamadığı günlerde Galatasaray'a deplasmanda 5-0 kaybettiği maçın sonrasında kaptan Batalla tüm sorumluluğu üzerine almış ve mikrofonların önünde camiaya gerekli mesajları vermişti...
Bu öyle gelgeç bir röportaj değildi...
Yani gazetecilerin mikrofon uzatıp, oyuncular karma alandan otobüslere doğru giderken birkaç kelime almaya çalıştığı bir röportajla uzaktan yakından ilgisi yoktu...
Batalla farklı kaybettikleri maçın ardından soyunma odasından haber göndermiş, camiaya sesleneceğini medya mensuplarına önceden bildirmişti...
Yani, 'Bu takımın kaptanı benim. Bütün sorumluluğu kabul ediyorum' demişti...
O nedenle Ertuğrul'un iletişimin önemine inanması gerekir...
Kulüp zaten bu konuda yerlerde, bari futbolcular kendilerini camiaya doğru bir şekilde ifade etmeye çalışsın...
Ama öyle, maç öncesinde sosyal medya hesaplarından cafcaflı paylaşımlar yerine sadece kazandıktan sonra değil, kriz anında da doğru iletişimi kurmaya özen göstersin...
Benimkisi bir tavsiye, uymak uymamak başta Ertuğrul Ersoy ve diğerlerinin tercihi...

SÜRPRİZ ZİYARETİN PERDE ARKASI...

Kasımpaşa maçından bir gün önce Bursasporlu teknik heyet ve futbolcuların kaldığı otelin sürpriz bir ziyaretçisi vardı...
Yeşil Beyazlı takımla yollarını ayıran teknik direktör Samet Aybaba daha önce alışmadık bir şekilde takımın kamp yaptığı otele gitti...
Samet Hoca'nın gideceğinden daha önceden haberimiz vardı, dallanıp budaklanmasını bizzat istememişti...
Medyaya da yansıdığından bu konuyla ilgili birkaç satır yazmakta fayda var...
Yaptığı o ziyaretin perde arkasını konuştuk Samet Aybaba ile...
Sözlerini noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyorum...
"Ayrılmış olabiliriz ama Bursaspor benim takımım. Biz de hata yaparız, başkaları da... Maçtan önce otele giderek oyunculara moral vermeye çalıştım. Sağ olsunlar hepsi yakın ilgi gösterdi. Mesut Hoca'yla konuştuk. Takımın durumunu, oyuncuların form düzeylerini irdeledik. Takım kazanabilirdi, olmadı. Ama Bursaspor küme düşmeyecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın..."
Bu davranışlar gayet güzel...
Mesut Bakkal'ın Samet Aybaba'nın ardından sarf ettiği 'Samet abime teşekkür ediyorum. Bize çok atletik bir takım bıraktı' açıklaması gibi Aybaba'nın da koltuğunu devrettiği Mesut Bakkal'a ve eski takımına destek vermesi alkışlanacak cinsten...

SİZ HAREKETE GEÇİRECEKSİNİZ...

Başkan Ali Ay'ın arsa konusunda yaptığı hamle beraberinde tepkileri getirdi...
Eski başkanlar da sessiz kalmadı, genel kurul üyeleri de taraftar da...
Açıkçası ilk duyduğumda benim de 'Etikliği konusunda' kafamda bin bir soru oluşmuştu...
Sonra basın toplantısına katıldık...
Ali Ay ve yöneticisi Ömer Faruk Şahin devir işini neden yaptıklarını anlatmaya çalıştı...
Süreç devam ettiğinden bu satırlardan 'Şimdilik' detaylarını sizlerle paylaşamıyorum...
Sadece şunun bilinmesinde fayda görüyorum...
Özlüce'de nefes alan hemen herkes yaptığı her hareketi doğru ifade etmek durumunda...
Çünkü oturulan koltuklar şahsi değil, herkesin malı...
Kulüp gerçekten borç batağında...
Ali Ay '140 milyon TL'lik riskin altındayım' derken aslında, 'Bu iş beni de aştı' diye feryat ediyordu...
Hatta 'Takımın otel parasını bile kendi cebimden ödedim' sözleri koskoca bir kenti harekete geçirecek nitelikteydi...
Ama bunu ifade ediş tarzı yanlıştı...

Evet, gerçekten bu iş Ali Ay'ın da diğer yöneticilerin de boyunu çoktan aştı...
Hatta ondan sonra o koltukta oturacak kişilerin de...
Bu yıl 140 milyon TL'lik risk altında olan Ali Ay önümüzdeki yıl 200 milyon TL'lik riske girer...
Ve bundan kaçamaz...
Camiada bir kongre beklentisi var, Ali Ay ve ekibi karar alır ya da almaz...
Bunu süreç gösterecek...
Fakat Ali Ay ve ekibi kuracakları doğru iletişimle camiayı, kenti harekete geçirmek zorunda...
Türkiye'nin en zenginlerinden Ali Koç'un başkanı olduğu Fenerbahçe kampanya başlatıyorsa eğer sizin de bu konuda girişimde bulunma zorunluluğunuzun zamanı geldi de geçiyor bile...
Bun yapmazsanız, Bursaspor daha küme düşmediği dönemlerde konuştuğum eski bir yöneticinin de söylediği gibi, "Kulüpte bu zihniyet devam ettiği sürece Bursaspor'un ileride yerinde yeller eser. Armanın başına 'Ya Öz Bursaspor ya da Yeni Bursaspor' diye ifade gelir" sözleri gerçeklik kazanır...
Kulağa ne kadar da kötü geliyor değil mi?
Ama örnekleri de ortada...

GEÇMİŞE GÖTÜREN TABELA...

Sosyal medyadan takip edenler paylaşımlarımdan bilir, sabah yürüyüşlerini severim...
Bu yürüyüşler insanı dinç tutar, kendisine zaman ayırmak için iyi bir fırsattır...
Geçenlerde hemen her gün yürüyüş sırasında önünden geçtiğim ama bugüne kadar fark etmediğim bir tabela gözüme ilişti...
Tabelada Atatürk Stadı'nın yönü gösteriliyordu...
Şu an emektar Atatürk Stadı'nın yerinde yeller estiğinden, üzerinde dozerler geçtiğinden tabelanın gösterdiği yön bir şey ifade etmiyor...
Sadece bizleri geçmişe götürüyor o kadar...
Başka bir noktada böyle bir tabela var mıdır bilinmez...
Ancak kulübe küçük bir öneri sunuyorum...
Eğer trafik yönlendirmeleriyle ilgili kentte bir sorun teşkil etmeyecekse bu tabelayı kulüp müzesine sergilemeleri şık olur...
En azından müzede statla ilgili bir obje bulunur...