Bursa Hakimiyet

Açık ara en iyisi…

Bursaspor Kasımpaşa’yı 5-1 yendi…Peki, bu maçı tribünde kaç futbolsever izledi?
Ortalama bin ya da bin 500…
Güvenlik personeli sayısı neredeyse tribündeki kişi sayısına eşit…
640’ı polis, toplam 840 güvenlik personeli maç için görev başındaydı…
Şimdi nerede saha ya da tribün kapatmanın önüne geçen Passolig sistemi?
Passolig bireysel cezalandırma parolasıyla uygulamaya konmadı mı?
Demek ki ortada ciddi bir yanlış var…
Aslında kulüpler de bu durumdan zarar görüyor…
Borç yüzünden TFF’nin ve belirli bankanın kapısında el açmak durumunda kalıyor…
Eğer, tribünde seyirci olmazsa yakın gelecekte ne reklam veren kalır, ne de ürün satışı… 
Kaybeden de şu anda zaten suni teneffüsle hayatta kalmaya çalışan ülke futbolu olur o kadar…
Sosyal bölümden futbol kısmına geçecek olursak…
Bursaspor’a Kasımpaşa galibiyeti deyim yerindeyse ‘ilaç’ gibi geldi…
Bozulmayan kadroyla üç haftada hanesine sadece üç puan yazdırabilen Bursaspor, bu kez yine aynı kadroyla beş gol birden attı, bir o kadarını da kaçırdı… 
Kasımpaşa’nın anlam bulmayan taktiği karşısında Bursaspor istediği tüm varyasyonlardan sonuç çıkardı…
Özgüveni oturmuş takım aralık ayı içindeki yoğun maç trafiğine girerken puan açısından da rakiplerinden kopmayarak yarışın içinde olduğunu gösterdi…
Dünkü maç bir kez daha kanıtladı ki Bursaspor ligin açık ara en iyi oynayan takımı…
Golü düşünmesi, pas yüzdesi, hücum bölgesindeki etkisi, savunma kurgusu, hepsi yerine oturmuş durumda…
Kadroyu bir tarafa bırakalım ve bu işin baş mimarı Şenol Güneş’i tebrik edelim…
Sağlık sorunlarıyla boğuştuğu bir ortamda bile takımının başından ayrılmayan, kulüp içindeki maddi sıkıntıyla ilgili oluşan nabzı düşürmeye çalışan, yaptığı açıklamalarla kulübün tüm iletişim yükünü omuzlarına alan, verdiği demeçlerle TFF karşısında Bursaspor’un dik duruşunun tek temsilcisi haline gelen Güneş, Trabzonspor ve Milli Takım’dan sonra adını Bursaspor tarihine de yazdırmak için kelimenin tam anlamıyla gün sayıyor…
Aman nazar değmesin…