Bursa Hakimiyet

Aynı tas, aynı hamam

Camianın beklentileri karşılanmasa da Bursaspor transfer yapıyor. Uygulanan politika doğru mu, yanlış mı tartışılır. Çok adam almak mı doğru, yoksa nokta transferlerle bu işi bitirmek mi? Daha önce aksayan bölgeler yine aksıyor. O zaman bu köklü değişim neden? Aynı tas aynı hamam durumu söz konusu… Hem beklenti karşılanmayacak, her maçta protesto edileceksin hem de takım iki ileri bir geri gitmeye devam edecek? Mantıklı mı?
Küçük bir örnek… Büyük umutlarla transfer edilen Fernandao’nun topla buluşması, fizik gücünü göstermesi için kanatların çalışması gerek. Ligin ilk yarısında da kanatlar çalışmıyordu, şimdi de… Tek santrforu pozisyona giremeyen Bursaspor’un golü bulması da mucizelere kalmaz mı? Bekleriz yine Sestak ya da bir başkasının patlama yapmasını… Bir maçlık seviniriz o kadar… Yeter mi bu camiaya? Yetmez…
Christoph Daum ve Kazım konusuna gelince… Kazım kötü oynamakta inat, Daum da bu kötü oyuna seyirci kalmakta ısrar ediyor. Bu tutum devam ederse Bursaspor bir kişi eksik oynamaya mahkum kalacak. Daum keşke bu kararlı tutumu başka konularda da gösterse…
Bursaspor son 10 maçtır yenilmiyor ama bu 30 puanının kaçını hanesine yazdırmayı başardı? Hesaplayalım, o zaman ne kadar başarılı olduğu ortaya çıkar… Batalla’dan sonra takım kaybetmiyor denilebilir… Tamam, kabul ama bir meslektaşımın da söylediği gibi Bursaspor Batalla’nın gidişinden sonra PTT 1’inci Lig kalitesine büründü. Bu gerçeği de görmezden gelmeyelim.
Ve son bir not… Bursaspor her Manisa deplasmanında tribünü fazlasıyla dolduruyor. Taraftar takımını yalnız bırakmıyor… İstanbul takımlarına Manisa’da sunulan imkanlar (kale arkasının tamamının rakip seyirciye açılması) her nedense Bursaspor’a tanınmıyor. Sayın Başkan Erkan Körüstan ve yönetim kurulu üyeleri keşke geçen hafta Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’le sırf tanışmak için İstanbul’a gitmek yerine Manisa’ya gidip bu konunun üzerine eğilselerdi. En azından taraftarın daha konforlu maç izlemesine olanak sağlanmaz mıydı?