Bursa Hakimiyet

Başka Bursaspor yok

Ertuğrul Sağlam istifa…
Teknik ekip istifa…
Menajer istifa…
İbrahim Yazıcı alışık     olunmadık şekilde sürekli kameralar karşısında...
Hem de özeleştiri yaparak...
Kendi ifadesi aynen şöyle: “Keşke daha önce bu iletişimi kursaydım. Bu konuda zayıf kaldık”.
Yazıcı’nın bu söylemi doğru. İletişim kanallarını gerektiği şekilde kullanmayan, Bursaspor, “Geliyorum” diyen tehlikeye “Dur” demekte geç kaldı.
Şimdi kriz yönetilmeye çalışılıyor.
Atılan adımların beyhude çabalara dönüşmemesi en büyük temenni.
“Keşke” demenin de kim-seye faydası yok.
Ama…
Bundan sonrası için de daha dikkatli adım atılması şart.
Sacın tüm ayaklarına büyük iş düşüyor.
Çünkü başka Bursaspor yok.
Kimse sindiremedi Macunköy’de takımın top oynamasını.
Ama kabullendi.
Herkes arma peşinde koştu 2. Lig’deki takımını desteklemek için.
O günlerden bugünlere gelindi.
Şimdi “Vurun abalıya” denilirse,
Hasta, yatağından kalkamayacak.
Hani hep dillendiriliyor ya, “Lig ikincisiyle aramızda sadece 4 puan fark var” diye…
Bardağın diğer tarafından bakınca da şöyle görünüyor:
Düşme hattıyla aradaki puan farkı sadece 7…
Galatasaray’dan sonra Karabük deplasmanı, hemen ardından da Elazığ ve Antep maçları…
Anlatmak istediğim,
Takımın yolu artık düz değil, virajlı.
Bir de pilot koltuğu boş….
Pilot demişken,
“Erken gitti, beni beklemedi, gemiyi terk etti” tartışmalarına girmeyeceğim.
Geniş kapsamlı, uzun veda turnesini sürdürürken, Galatasaray maçında da takımının başında sahaya çıksa güzel olmaz mıydı?
Ama tercih meselesi.
Bize tartışmak düşmez diyelim ve sözün özüne dönelim.
Yineliyorum, “Başka Bursaspor yok”.
O zaman iş başa düştü.
Armanın peşinde koşmaya bu hafta Atatürk Stadı’ndan eski günlerdeki gibi devam edelim.
Eteklerdeki taşlar bu şekil-de dökülmeye devam ettiği sürece bu takım maç kazanamayacak.
Ve ne olacak biliyor musunuz?
16 Mayıs 2010’dan 16 Mayıs 2013’e, tam üç yılda bu kadar büyük bir düşüşe imza attığı için, Bursaspor yine bir tarih yazacak.