Bursa Hakimiyet

Boyunların borcu

Meşale şovdan, ıslıklı atak kesmeye, tezahürattan, Meksika dalgasına kadar tribünde herkes adeta görev bilinciyle hareket etti. Dün akşamki görsel atraksiyondan sonra ‘Amigo’, bundan sonraki hedefinin ‘Devlet Senfoni Orkestrasını’ yönetmek olduğunu ilan etti. Tebrikler bizlere bu unu tulmaz 90 dakikayı yaşatan 25 bini aşkın Yeşil Beyaz sevdalısına…
Saha içindeyse 11 dev adam vardı. İlk dakikalardan itibaren galibiyete şartlanmışlardı. 15. dakikaya kadar geçen sürede kaçan 3 gol, Bursaspor’un ne kadar istekli olduğunu kanıtladı.  Ama ne olduysa bundan sonra oldu. Bursaspor kabuğuna çe-kildi. Rakip futbolcular, Barcelona’ya nazire edercesine pas trafiği yapmaya başladı. Twente’nin yoğun top alışverişi beraberinde golü getirdi.
Tribünde amigo taraftarı coştururken, saha içinde de Pablo Batalla çıktı sah-neye. Ozan’ın soldan sıfıra inip kestiği topta gol perdesini aralayan ‘Süper Bücür’, uyuyan Timsah’ın dirilmesini sağladı. İlk dakikalarda kaçırdığı golle ‘Eyvah’ dedirten Sestak skoru 2’ye taşıyarak kendisini affettirdi. “Bu skor bize Hollanda’da yetmez” diyen Batalla 3. kez ağları havalandırınca herkes derin bir ‘Ohh’ çekti.
Maçın iyileri her zamanki gibi başta Batalla, sonrasındaysa Ozan İpek ve N’Diaye’ydi. Musa, performansıyla bu bölgeye transferin şart olduğunu gösterdi. Transfer demişken yazıyı da bu sorunsalla bitirelim.
Bursaspor, UEFA Avrupa Ligi’nin kapısını Hollanda’da büyük bir talihsizlik yaşamazsa Bursa’da araladı. Aylardır kamuoyunu transfer konusunda “Yanıt bekleniyor, görüşmeler sürüyor, araya başka takımlar da girdi” söylemleriyle oyalayan Bursaspor Yönetimi kadroya takviye yapmak için daha ne bekliyor? Bu işin Forsell’le olmayacağını Fin kramponun sahaya girmesiyle Ertuğrul Sağlam da dahil herkes idrak etti. Bursaspor takımı arkasında böyle bir itici güce sahipken, o zaman tribünleri daha da ateşleyecek bir oyuncuyu almak da Bursaspor Yönetimi’nin boynunun borcudur artık.