Bursa Hakimiyet

Bu satırlar senin için…

Dünya devleri onun için sıraya girdi. Hatta onu götürmek için Özlüce’ye helikopterle görüşmeye gelen, imzayı attıktan sonra da formayı giydirmeye çalışan yabancı kulüpler oldu. Ailesi ve Bursaspor dik durdu, yuvada kaldı.
Şanslıydı… Futbolu bilen, futbolun içinden gelmiş bir babaya sahipti. Annesi üzerine titriyordu. Yaşıtları ders kitaplarıyla boğuşurken, o milli takım senin, Bursaspor benim sürekli seyahat halindeydi. Antrenmandan ve maçlardan boş kaldığı anlarda o da huzuru kitap sayfalarında buldu. Uzun deplasman yolculuklarında elinden hiç düşürmedi romanlarını. Öyle hafif değil, ağır romanlar okudu. Röportaj için mikrofon uzatıldığında hiç çekinmedi. Açıklamaları yaşından büyük ve seviyeliydi. Kimse dillendirmiyor ama genç yaşında bir fenomen haline gelmişti. Maça çıktığında hayranları çığlık çığlığa bağırıyordu Atatürk Stadı’nda. Futbolun içinden gelen ağabeyleri de onunla gurur duyuyordu.
Hiç şımarmadı. Sadece bildiği işi en iyi şekilde yapmaya çalıştı. Antrenman kaçırmadı. Takım arkadaşları soyunma odasının yolunu tutarken, o yine çalışmaya devam etti. Rakip kulüp başkanının hedefi oldu. Ama o onun değil, o başkanın ayıbıydı. Az dakika aldı, yılmadı. 16 yaşında, neredeyse yaşı kadar maça çıktığı Bursaspor’da istatistikleri altüst etti. UEFA Avrupa Ligi, Türkiye Kupası ve Süper Lig’de 17 maçta sadece 316 dakika sahada kaldı. Yani 4 tam 90 dakika oynamadı. 5 gol attı.
Bu satırlar senin için Enes Ünal…
Kirlenmiş futbolun içinde parlayan bir yıldız için…