Bursa Hakimiyet

Bu takımın, bu kentin kaderiyle oynanmıştır

Asıl suçlunun kim olduğunu herkes biliyor…
Recep Bölükbaşı yönetimi önce bu takımın, sonra da bu kentin kaderiyle oynamıştır…
Lafı çevirmeden, net bir ifadedir bu…
Kadıköy’deki son maçında Fenerbahçe’yi kupada saf dışı bırakan, 10 binleri sokaklara döken o kadroyu bu hale getirirsen, suçlusundur…
Bunu kabul etmek zorundasın…
Plansız kadrolaşma, menajerlerin yönlendirmesiyle yapılan transferler, ‘Ben yaptım oldu, benden daha iyi bilen yok’ dendiği için Bursaspor bu hale gelmiştir…
Daha net bir ifadeyle getirilmiştir…
Beş haftada kaybedilen 12, kazanılan 3 puan var…
Gerisini siz düşünün…
Neler kaybedilmiş, neler elden uçup gitmiş…
Geçelim saha içine…
Ofansif anlamda Türkiye’nin en iyi oyununu sergileyen takım gitti, yan top yapan, hücumdan çok, savunmayı düşünen bir takım ortaya çıktı Ertuğrul Sağlam’la birlikte…
Ve işin acı tarafı, birkaç ay önce 12-13 kişinin omuzlarına binmiş, iki kulvarda yorucu maçlar çıkaran takım vardı ortada…
Bu kadar alternatifli bir kadro yoktu…
Kısıtlı imkanlar gitti, yerine bir önceki maçta ilk 11’de oynayan yabancının bile kadroya giremediği sözde ‘Galaksi savaşlarının yaşandığı bol yıldızlı!’ bir takım geldi…
Yani Sağlam’ın eli bollaştı…
El bollaşırken, takım da vitesi boşa attı…
Kadıköy’de kadronun en kreatif, en önemli ismi Dzsudzsak kaç kere topla buluştu…
Onu topla buluşturamayan bir sistem olabilir mi?
Adam bas bas bağırıyor, ‘Ben sağda oynamam’ diye…
Ve bir inat uğruna Dzsudzsak sağ kanada hapsedilmeye devam ediliyor…
Prangalarından kurtulup sol kanada geçtiğinde ise Necid’in golü geliyor…
Kenar yönetime bundan iyi verilecek cevap olabilir mi?