Bursa Hakimiyet

Hatayı başka yerde aramayın…

Lig üçüncülüğünü bırak, Şampiyonlar Ligi vizesi için ikinciliğin düşünüldüğü haftada bu beraberlik hiç hesapta yoktu.
Hesapta yoktu da Bursaspor’da da kimsenin aklında Akhisar maçı yoktu.
Hafta içi yaşananları hatırlatalım…
Yönetim işi gücü bırakmış Enes’i Almanlara pazarlama derdinde…
Hikmet Karaman aşırı çalışma ve uzun seyahat (Bayern Münih-Barcelona maçı) nedeniyle idmana çıkamayacak derecede bitap düşmüş.
Bu madalyonun bir yüzü, diğer yüzü daha da acı…
Eğri oturup, doğru konuşalım.
Bu kent Bursaspor ne yapar diye değil, Batalla bu maçta da bizi kurtarır mı diye düşünüyor.
Adam daha ne yapsın?
16. golünü atmış hem de bunların dördünü 1.70’lik boyuyla kafayla.
Yaptığı asistleri yazmıyorum bile…
Şu ana kadar kazanılan puanların hepsinde katkısı var.
Ama mütevazılığı da elden bırakmıyor…
“Sadece beni değil, arkadaşlarımı da tebrik edin” diyor…
Arkadaşları ona ayak uyduruyor mu?
İstisnalar hariç, tartışılır…
Futbol takım oyunuysa herkes üzerine biraz daha koymalı.
Pinto’nun varlığı ile yokluğu belli değil, Ferhat asistin dışında ortada yok, Sestak bir ayakta bir yerde, Şener’deki düşüş herkesin malumu… Sahip çıkalım diyoruz ama Okan’ın bu haliyle Bursaspor’da oynama ihtimali neredeyse mucizeye kalmış.
Daha da saymaya gerek yok.
Bir de önemli detay.
Dakika 90+2, galibiyet golü için saniyen değerli, Bursaspor’un iki kaptanı İbrahim ve Serdar rakip ceza sahasında efelenmekle meşgul. Herkesin nefesini tuttuğu dakikada bu kadar amatörce zaman kaybı yapılır mı?
Uzun lafın kısası…
Bursaspor sadece Akhisar’a iki maçta kaybettiği dört puanı hanesine yazdırabilse şu an sezonu bitirmiş, yeni sezonun planlamasını yapıyor olacaktı.
Bu maçta bazı yöneticiler, teknik kadro ve futbolcular kaybedilen iki puanın başlıca sorumlusudur.
Hatayı başka yerde aramaya gerek yok.