Bursa Hakimiyet

Hüner bu değil…

Senol Güneş ilk 10 haftayı iki bölüm halinde ele alacaklarını söylemişti…            İkinci beş haftalık periyodun son maçındaki rakip Fenerbahçe karşısında elde edilecek sonuç belki de Bursaspor’un sezon içindeki hedefini belirleyecekti… 
Bursaspor yine iyi oynadı, yine galibiyete yakın olan taraftı ama…
İşte işin ‘ama’ kısmında sıkıntı var…
Beşiktaş ve Galatasaray maçlarında olduğu gibi…
Kaybettiği veya berabere bitirdiği maçlarda Bursaspor hep dizini döven taraf…
Bursaspor, bu sezonun kuşkusuz en iyi futbolunu oynayan takımlarının başında geliyor. Ancak bunu bir türlü skora yansıtamıyor…
Oyun kontrolü, pas yüzdesi, hücum varyasyonları ve buna benzer her çeşit istatistikte üstün olmasına rağmen 90 dakika boyunca skoru lehine çeviremiyor…
Ve asıl sorun da bu noktada başlıyor…
Şampiyonluk şarkılarının söylendiği, taraftarın yeniden tribüne döndüğü Bursaspor’da hedeflenen noktaya ulaşılması için mutlak suretle zirve yarışına gireceği rakiplerinden bir değil, üç puan alınması şart…
Hüner, kalibresi Bursaspor’dan düşük, Balıkesir, Sivas, Gençlerbirliği ve Rize’yi yenmekte değil…
Onlar zaten yenmek için diğerlerine göre daha az efor sarf edilecek takımlar…
Hüner, Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı yenmekte…
Çünkü 2009-10’da şampiyonluk bu şekilde gelmişti…
Ve son olarak…
Volkan Demirel olayında Şenol Güneş açıklamalarından dolayı belirli ve maksadı belli bir kesim tarafından suçlu ilan edilmeye çalışıldı…
Şenol Güneş o kesime, kendine has üslubuyla yanıt verdi…
Peki o kesim şunu hiç düşündü mü?
Bu ülkede neden Volkan Demirel,     Caner Erkin ve Emre Belözoğlu sevilmiyor?
Herkes yanlış da bir tek onlar mı doğru?