Bursa Hakimiyet

İmdat çekici

Gerçi tribünde çok taraftar yoktu ama neyse…
Bursaspor’daki bitmek bilmeyen rotasyondan başı dönen futbolcular Ordu kalesini yıkmak için çok uğraştı. 90 dakikanın ağırlıklı bölümü rakip yarı sahada oynandı. Bir ara kalecinin dışında 8 Ordusporlu futbolcu kendi ceza sahalarının içindeydi.
Aslında böyle olacağı da belliydi.
Ne demişti Hector Cuper: “Bursa maçı çok zor geçecek.”
Geçecek ama yenmek için bir şey yapmazsan yenilmeye de mahkumsun.
Orduspor’un bu sezon attığı 18 golün 12’sine imza atan Hasan Kabze ve Stancu sanki sahada yoktu.
Bu durum Bursaspor’un elini güçlendirdi.
Tek engel kalmıştı o da kaleci Fornezzi’yi geçmek.
Bir türlü beklenen gol gelmedi. Kaleyi bulsun, bulmasın herkes şut çekti. Bursaspor için pek de alışılmış bir durum değildi. Batalla ve Belluschi’nin üretkenliği her zamanki gibi takımı sırtladı. Formadan uzak kalan Pinto eski günlerini mumla arar bir haldeydi. Fornezzi’yle karşı karşıya kaldığı pozisyondaki şutunda sanki “Bitse de gitsek” der gibiydi. Şilili’de açıklanmayan ya da açıklanamayan bir problem var. Belli ki aklı başka yerde.
Ama sahada yılmayan ve tüm benliğini ortaya koyan bir isim vardı ki o da Stanislav Sestak’tı.
Slovak krampon otobüslerdeki imdat çekici gibi kurtarıcı rolünü üstlendi.
Attığı gol tesadüfi de olsa, altın değerinde getirdiği üç puan bireysel anlamda bu takım için taşıdığı öneme önem kattı.
Bursaspor kazandı, üst sıralarla arasındaki makasın açılmasını engelledi.
Fakat Tuncay Şanlı’nın maç öncesi açıklamalarına kulak vermek gerek. Takımı sahaya getiren otobüsün içinde mücadeleden çok ‘Tribünde seyirci var mı yok mu?’ diye tartışılıyorsa orada ciddi bir problem var demektir. Biz aylar öncesinde ‘geliyorum’ diyen bu soruna çözüm aramaya çalıştık.
Peki ya sorumluluk sahibi kişiler, tribündeki boş koltukları görünce kafalarında neyi canlandırdı?